9.10.2019

BB 92/19

Trafo Panosuna Temas Eden Çocuğun Elektrik Akımına Kapılarak Yaralanması Nedeniyle Yaşam Hakkının İhlal Edilmesi

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 12/9/2019 tarihinde, Selman Tumur ve Diğerleri (B. No: 2015/18754) başvurusunda Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

    Başvurucular 2011 doğumlu Selman Tumur (S.T.) ve ebeveynidir. S.T. henüz üç yaşındayken evlerinin yakınında bulunan trafoya ait panonun açık kapısına temas etmesi sonrasında elektrik akımına kapılarak yaralanmıştır. Alınan geçici rapora göre yaralanma başvurucunun hayatını tehlikeye sokacak şekilde ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez niteliktedir. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık)  başlattığı soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz da reddedilmiştir.

İddialar

    Başvurucular, çocuklarının trafo panosunda elektrik akımına kapılarak ağır şekilde yaralanması ve bu olaya ilişkin soruşturmanın etkili yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

    Somut olayda henüz üç yaşında olan başvurucunun yaralanmasına neden olan ve bir elektrik dağıtım şirketi tarafından işletilen trafo panosunun ne zaman inşa edildiği hususuyla ilgili dosya içinde herhangi bir belge ve bulguya rastlanmamıştır.

    Elektrik üretimi ve dağıtımının tehlikeli faaliyet kapsamında olması nedeniyle bu amaca hizmet eden tüm organizasyon ile teknik cihazların kişilerin yaşamı ve vücut bütünlüklerinin korunmasına ilişkin gerekliliklere uygun ve güvenli şekilde yerleştirilmesi yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu kapsamda kullanılan binalar, teknik ekipmanlar ile diğer cihazların bakım ve onarımının yapılması, korunması, gerekirse etkisiz hâle getirilmesi de bu yükümlülüğün bir parçasıdır. 

    Bununla birlikte kamu makamlarının tehlike içeren faaliyetleri yürütürken insan davranışlarına ilişkin öngörülerinde çocukları ve özel korunmaya muhtaç diğer kişileri özellikle dikkate almaları ve buna göre belirleyecekleri elverişli idari tedbirleri derhâl uygulamaya koymaları gerekmektedir.

    Başsavcılıkça yürütülen soruşturma derhâl başlatılmış ve soruşturmada bilirkişi raporu alınmış, şikâyetçi, tanık ve şüphelinin ifadelerine başvurulmuştur. Bununla birlikte söz konusu trafo panosunun yasal mevzuat ile teknik gerekliliklere uygun yapıldığı ve kontrollerinin gerçekleştirildiği araştırılmaksızın sadece şüphelinin ifadesi ve bilirkişi raporunda yer alan toplumsal olayların rolüne atıf yapılarak karar verilmiştir.

    Bireylerin fiziksel bütünlükleri yönünde ciddi tehlike oluşturduğu çok açık olan trafo panosunun üçüncü kişilerin müdahale edebilecekleri zayıflıkta olduğunun sorumlu makamlar tarafından bilinmesi gerekir. Buna karşın ağır yaralanma olayının basit bir muhakeme hatası ya da dikkatsizlik sonucu meydana geldiğinin söylenmesi bu aşamada mümkün görünmemektedir.

    Bu açıklamalar çerçevesinde özellikle küçükler gibi, yetişkinlerin sahip olduğu muhakeme yeteneğine sahip olmayan, savunmasız kişilerin yaşamının açıkça tehlikeye atılmasına ilişkin sorumlulukları bulunanlar hakkında yalnızca tazminata hükmedilmesi devletin bu tür bir olaya ilişkin etkili yargısal koruma sağlaması yükümlülüğü bakımından yeterli olmayacaktır. Devletin bu olaya göstereceği yargısal tepkinin benzer olayların yaşanmaması bakımından önem taşıdığının özellikle vurgulanması gerekir.

    Bu durumda tazminat davasının başvuru yollarının tüketilmesi ve etkili yargısal koruma sağlama gereklilikleri yönünden somut başvuruya etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır.

    Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.