16.3.2026

BB 3/26

Duruşma Düzeninin Bozulduğu Gerekçesiyle Disiplin Hapsi Kararı Verilmesine Yönelik Başvuruya İlişkin Karar

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 18/9/2025 tarihinde, Özgür Arıkan (2) (B. No: 2018/313) başvurusunda Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Başvurucu hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından iddianame düzenlenmiş, asliye ceza mahkemesinin iddianameyi kabul etmesiyle kovuşturma evresi başlamıştır. Anılan yargılamaya ait duruşmanın ikinci celsesinde duruşmanın düzenini bozduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında 1 gün disiplin hapsi uygulanmasına karar verilmiştir. Asliye ceza mahkemesi aynı tarihte disiplin hapsi kararına ilişkin duruşma zaptını başsavcılığa göndererek infazını talep etmiş; başvurucu, disiplin hapsinin infazından sonra serbest bırakılmıştır.

İddialar

Başvurucu; duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle hakkında kesin olarak bir gün disiplin hapsi kararı verilmesi nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Duruşmanın düzen ve disiplinini sağlamak amacıyla verilen disiplin hapsi, mahkeme kararı niteliğinde olup 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kural olarak bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurulması mümkün değildir. Anılan Kanun’da, duruşma düzeninin bozulması nedeniyle verilen disiplin hapsi kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğuna ilişkin olarak istisnai bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.

Hükmün denetlenmesini talep etme hakkının sınırlanması için seçilen aracın öngörülen amaca ulaşılabilmesi bakımından elverişli ve bu hakkı en az zedeleyici nitelikte olması gerekir. Hakkı daha az zedeleyen aracın tercih edilmesi gerektiğinin söylenebilmesi için söz konusu araç aynı amacı gerçekleştirmeye elverişli olmalıdır. Daha hafif sınırlama teşkil eden aracın tercih edilmesi hâlinde öngörülen amaç gerçekleşmeyecek ise daha ağır sınırlama oluşturan aracın seçimi hususundaki tercih Anayasa’ya aykırı olmaz. Bunun dışında hangi müdahale veya sınırlama aracının tercih edileceği hususunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.

Ayrıca hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik müdahaleler orantılı olmalıdır. Orantılılık, amaç ile araç arasında adil bir denge kurulmasını gerektirmektedir. Buna göre müdahaleyle ulaşılmak istenen meşru amaç ile aleyhine hüküm kurulan kişinin bu hükmü denetlettirebilmesindeki bireysel yarar arasında makul bir orantı kurulmalıdır. Sınırlama ile kişiye yüklenen külfetin aşırı ve orantısız olmaması gerekir.

Hâkimin adil bir yargılamanın yapılabilmesi için duruşmayı belli bir düzen ve disiplin içinde yürütme konusundaki otoritesinin kesintisiz olarak korunması amacına ulaşma yönünden disiplin hapsi kararına karşı bir kanun yolu öngörülmemesinin elverişli bir araç olduğu anlaşılmaktadır. Ancak belirtilen aracın gerekli olup olmadığı da incelenmelidir. Gereklilik, hedeflenen amaca ulaşılması için hakka en az müdahale teşkil eden aracın seçilmesini ifade etmektedir. Yargı mercilerinin otoritelerinin kesintisiz korunması amacıyla hangi tedbirlerin gerekli olduğunun değerlendirilmesinde kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte kişinin özgürlüğünün sınırlandırılması sonucunu doğuran kararların denetime tabi tutulmasının önemi inkâr edilemez.

Hürriyeti bağlayıcı niteliği olan yaptırımların hafif nitelikte olduğunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Hâkimin otoritesinin kesintisiz korunması amacı, söz konusu kararın derhâl yerine getirilmesi dışındaki seçeneklerle de sağlanabilir. Bu tür kararlara karşı acele kanun yollarının açılması ve incelemenin kısa sürede yapılmasının öngörülmesi yoluyla da bu amaca ulaşılabilir. Diğer alternatifler değerlendirilmeden disiplin hapsi kararına karşı denetim imkânının tanınmaması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik müdahalenin gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.