BASIN DUYURUSU

1/8/2018

BB 38/18

Aşırı Güç Kullanan Kolluk Görevlisinin Cezalandırılmaması Nedeniyle İnsan
Haysiyetiyle Bağdaşmayan Muamele Yasağının İhlal Edilmesi

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 12/6/2018 tarihinde, Elif Aydın Dost (B. No: 2014/19954) başvurusunda Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Üniversite harçlarını protesto ederken kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle parmağı kırılan başvurucu Adli Tıp Kurumundan rapor almış ve sorumlular hakkında kamu davası açılması için Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuştur. Başsavcılık tarafından aşırı güç kullanan kolluk görevlisi hakkında kamu davası açılmıştır.

Asliye Ceza Mahkemesi kolluk görevlisinin fiilini sabit görmüş ve mahkûmiyet kararı vermiştir. Temyiz incelemesi sonucu kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine Mahkeme sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir.

Bu karara yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine başvurucu bireysel başvuruda bulunmuştur.

İddialar

Başvurucu, kolluk görevlisi tarafından parmağının kırılması ve yapılan yargılama sonucu sanığın fiili sabit görülerek hapis cezasına hükmedilmesine rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağına ilişkin şikâyetlerin incelenmesinde Devletin negatif yükümlülüğü, bireyleri işkence ya da insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye ya da cezaya tabi tutmama sorumluluğunu içerirken pozitif yükümlülük, hem bireyleri bu tür muamelelerden korumayı (önleyici yükümlülük) hem de etkili bir soruşturma yoluyla sorumluların tespiti ve cezalandırılmasını (soruşturma yükümlülüğü) içermektedir.

Başvurucunun demokratik hakkını kullanması kapsamında katıldığı toplantının dağıtılması sırasında, güç kullanımını zorunlu kılan bir durum olmadığı halde, kolluk görevlisi tarafından yaralanmasına yol açılmasının insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. Öte yandan derece mahkemelerinin yaptığı tespite göre olayda başvurucunun kendisine karşı zor kullanılmasını gerektirecek herhangi bir eyleminin de bulunmadığı anlaşılmıştır.

Olayda, ceza verilmesine rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle failin fiiliyle orantılı bir ceza alma koşulu sağlanamamıştır. Ayrıca sanıkla ilgili disiplin yönünden de işlem yapılmadığı için başvurucunun mağduriyeti giderilmemiştir.

Fiili işleyenlere ceza verilmemesi bu tür eylemlerin önlenmesini sağlayacak caydırıcılığı azaltmakta, kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerinin korunması hususundaki pozitif yükümlülüğün yerine getirilememesi sonucunu doğurmaktadır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

T.C. Anayasa Mahkemesi © 2019