ANAYASA MAHKEMESÝ KARARI
Resmi Gazete tarih/sayý:26.12.1977/16151
Esas Sayýsý: 1976/57
Karar Sayýsý: 1977/71
Karar Günü: 10/5/1977
Ýtiraz yoluna baþvuran : Danýþtay Onikinci Dairesi
Ýtirazýn konusu : 15/7/1970 günlü, 1312 sayýlý Türkiye Elektrik Kurumu Kanununun 28. maddesinin ikinci fýkrasýnda yer alan "Bu þartlara uymayan kuruluþlarýn satýþ haklarý Bakanlýðýn kararý ile kaldýrýlýr ve tesisleri rayiç deðeri üzerinden TEK'e devredilir." hükmünün Anayasa'nýn 12., 36., 39., 112/2. ve 116. maddelerine aykýrý bulunduðu öne sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY:
Ankara Elektrik ve Havagazý Ýþletmesi Müessesesinin, daðýtýmýný yapmak üzere Türkiye Elektrik Kurumundan satýn aldýðý elektrik enerji bedelini ödememesi nedeniyle 1312 sayýlý Yasanýn 28. maddesinin (a) ve (b) bentlerindeki koþullara uymadýðý öne sürülerek ayný maddenin ikinci fýkrasý gereðince müessesenin elektrik enerjisi satýþ hakkýnýn kaldýrýlmasýna ve tesislerinin de rayiç deðeri üzerinden Türkiye Elektrik Kurumuna devredilmesine Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðýnca 23 Ocak 1975 gününde karar verilmiþ ve ayný günde karar Ankara Belediyesine ve Müesseseye teblið olunmuþtur.
Ankara Belediyesi ve Müessese Genel Müdürlüðü, söz konusu iþlemin iptali istemiyle Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý aleyhine Danýþtay'da birlikte dava açmýþlar ve TEK Kurumunun davaya katýlma istemine karþý gönderdikleri ikinci dilekçelerinde de uygulanan yasa kuralýnýn Anayasa'ya aykýrýlýðýný öne sürmüþlerdir.
Konuyu inceliyen Danýþtay Onikinci Dairesi, öne sürülen Anayasa'ya aykýrýlýk iddiasýnýn ciddî olduðu ve 1312 sayýlý Kanunun 28. maddesinin ikinci fýkrasýnda yer alan "Bu þartlara uymayan kuruluþlarýn satýþ haklan Bakanlýðýn karariyle kaldýrýlýr ve tesisleri rayiç deðeri üzerinden TEK'e devredilir." hükmünün Anayasa'ya aykýrý bulunduðu kanýsýna vararak Anayasa'nýn deðiþik 151 ve 44 sayýlý Kanunun 27. maddeleri gereðince bu konuda bir karar verilmesi için Anayasa Mahkemesine baþvurmuþtur.
II- ÝTÝRAZIN GEREKÇESÝ :
Danýþtay Onikinci Dairesi, 15/11/1976 günlü, 1975/431 sayýlý kararýnda Anayasa'ya aykýrýlýk gerekçesini þöyle açýklamaktadýr:
"25/7/1970 günlü, 13555 sayýlý Resmî Gazete'de yayýnlanarak yürürlüðe giren 1312 sayýlý Türkiye Elektrik Kurumu Kanununun 28 inci maddesi; daðýtým tesislerini kendileri kuran ve iþleten belediyelerin, köylerin ve diðer kamu tüzel kiþilerinin, bu tesislerini kurarken ve iþletirken bazý koþullara uymalarýný zorunlu saymýþtýr. Maddenin (b) bendinde bu idarelerin T.E.K. ten satýn aldýðý elektrik enerjisi bedellerini T.E.K. ile yapacaðý sözleþmeye göre zamanýnda ödeme ve sözleþme þartlarýna uyma" gereðinden söz edildikten sonra bunu izleyen fýkrada : "Bu þartlara uymayan kuruluþlarýn satýþ haklarý Bakanlýðýn kararý ile kaldýrýlýr ve tesisleri rayiç deðeri üzerinden T.E.K.'e devredilir." hükmüne yer verilmiþtir. Bu suretle sözleþmeyi önemsiz derecede de olsa uymama veya pek ufak bir rakam da olsa borcunu ödememe halinde Bakanlýk aðýr yaptýrýmlarý olan bu hükmü ilgili kuruluþlara karþý uygulamak durumundadýr.
T.E.K.'e borçlu belediyelerin, köy ve diðer kamu tüzel kiþilerinin borçlarýný, tarifeye göre tahsil edecekleri elektrik ücretleriyle ödeyeceklerinde kuþku yoktur. O halde tarifenin zorunlu iþletme giderlerini karþýladýktan sonra, sayýlan kurumlarýn T.E.K.'e olan elektrik borçlarýný ödemeye yetecek düzeyde olmasý gerekecektir. Ancak bu kurumlar tarifelerini alacak - borç münasebetlerine uygun biçimde düzenlemeye veya düzeltmeðe tek baþlarýna yetkili deðildirler. 6973 sayýlý Kuruluþ Yasasýnýn 3 üncü maddesinin 7347 sayýlý Kanunla deðiþik (G) fýkrasý 2 numaralý bendi; devlet, vilâyet ve belediyelerin enerji ve þehir içi taþýtlarýna ait tesis ve iþletmelerinin tarife esaslarýný "tesbit ve tasdik, tatbikatým murakabe" ile ayný Bakanlýðýn Enerji Dairesi Reisliðini görevli ve yetkili kýlmýþtýr.
1312 sayýlý Kanunla kurulan Türkiye Elektrik Kurumu elektrik üretim, üretim, daðýtým ve ticaretini tekeli altýnda bulundurmaktadýr. (Madde : 3).Ancak, daðýtým tesislerini kendileri kuran ve iþleten belediyeler, köyler ve diðer kamu tüzel kiþileri için yasa, yukarýda deðinildiði gibi; bir ayrýcalýk yapmýþ; sözü geçen tesisleri bu kuruluþlara býrakmýþtýr (Madde : 27).
Belediyeler ve köyler merkezî idarenin vesayeti altýnda olmakla beraber, Özerkliði plan yöresel yönetim kuruluþlarýdýr. Bakýlan davada davacýlardan (E.G.O.) 4325 sayýlý Kanun deðiþik l inci maddesi uyarýnca Ankara Belediyesine baðlý tüzel kiþiliði olan, bu kanuna ve "hususi hükümlere" göre idare edilen bir kuruluþtur. Sermayesi; ayný Kanunun 2 nci maddesinde belirgin belediyeye geçmiþ mal, senet ve haklarla 4 üncü maddesi uyarýnca belediye bütçesinden ayrýlan aidat ve tahsisatlardan oluþmuþtur. Tüzel kiþiliði de olsa, haklarý ve yükümlülükleri bakýmýndan belediye dýþýnda düþünülemiyecek bir kuruluþ niteliðindedir.
1961 Anayasa'sýnýn 116 ncý maddesinde belirtildiði gibi, "Mahallî idareler, il, belediye veya köy halkýnýn müþterek mahallî ihtiyaçlarýný karþýlayan ve genel karar organlarý halk tarafýndan seçilen kamu tüzel kiþileridir... Mahallî idarelerin seçilmiþ organlarýnýn organlýk sýfatýný kazanma ve kaybetmeleri konusundaki denetim, ancak yargý yolu ile olur... Bu idarelere, görevleri ile orantýlý gelir kaynaklarý saðlanýr." Yasa koyucu bu hükümlerle yöresel yönetim organlarýný seçim bakýmýndan merkezî idarenin etkisi dýþýnda tutmuþ; kendilerine yargýsal güvence tanýmýþtýr.
Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonunun 9/3/1961 günlü Raporunun mahallî idarelerle ilgili gerekçesinde de; "demokratik bir düzende mahallî idarelerin geniþ yetkilerle teçhiz edilmesi genel olarak kabul edilen bu esas olduðundan" söz edildikten sonra, mahallî idare organlarýnýn seçimlerinin Anayasa'da saðlam demokratik esaslara baðlandýðý ve bunlarýn merkezî idare ile olan baðlarýnýn yasayla düzenlenmesi gerektiði açýkça belirtilmektedir. O halde yasa koyucu ve yürütme organý yöresel yönetime görevleri ile orantýlý gelir kaynaklarý saðlamakla yükümlüdür. Yerinden yönetim tüzel kiþilerinin yeterli malî kaynaklara sahip olmalarý, özerkliklerinin vaz geçilmez bir koþuludur. Bu itibarla da yasalarla ve idarî önlemlerle yöresel yönetime getirilen malî kýsýtlamalarýn yöresel tüzel kiþilerin özerklikleri ile ne derece baðdaþtýðý ve Anayasa'ya uygunluðu derecesi üzerinde önemle durulacak bir konudur. Doktrinde de benimsendiði gibi, kamu tüzel kiþilerinin özerklikleri sözde ve kâðýt üzerinde kalmamalýdýr.
Bu koþullar içinde 1312 sayýlý Kanunun 28 inci maddesinin (b) bendi incelendiðinde görülen þudur; Maddenin idarece uygulanabilmesi için yöresel yönetimin T.E.K.'e olan enerji bedeli borcunun önemli bir rakama ulaþmasý gerekmez. Takibin sonuçsuz kalmasý, hiç deðilse belli süreli ihtarda bulunulmasý aranmamýþtýr. Belediye veya köye verilen tarifenin bu aþamada borcun ödenmesine yeter bir düzeyde olup olmadýðý da maddenin uygulanmasý için bir koþul sayýlmamýþtýr. Sözleþmenin ihlâli nedenine dayanýlmak isteniyorsa, Ýhlâl derecesi önemli deðildir. Bu haliyle madde mutlak; katý ve kesindir. Merkezî idarece kötüye kullanýlmaða elveriþlidir. Yöresel yönetimi borcunu ödemede ve kendisine düþen kamu hizmetlerinin yerine getirmede büyük güçlüklerle karþý karþýya getirebilir.
Belediye ve köylerin, salt T.E.K. le yapýlan sözleþme koþullarýna uymadý veya elektrik enerjisi borcunu zamanýnda ödemedi gerekçesiyle kayýtsýz þartsýz bir biçimde enerji satýþ hakkýndan yoksun býrakýlmalarý, kendilerinden önemli bir gelir kaynaðýnýn alýnarak T.E.K.'e devrine karar verilmesi, Yöresel yönetimin Anayasa'nýn güvencesi altýnda olan özerkliði esaslarýyla baðdaþmaz. Madde bu haliyle merkezî idarenin yasal denetim sýnýrlarýný aþan bir yaptýrýmýný içermektedir.
Ayrýca bu yetki; 6973 sayýlý Kanunun deðiþik 3 üncü maddesinin (G) fýkrasý 2/b bendindeki Bakanlýða verilen elektrik enerjisi tarife esaslarýný saptama ve onama yetkisi ile bir araya gelince; kendilerine malî kaynak saðlanacak yerde, mevcut olanlarý da ortadan kaldýran ve yöresel yönetimin özerkliðini aðýr biçimde zedeleyen bir niteliðe bürünmektedir.
Kanun önünde eþitlik bakýmýndan da merkezî idareye verilen bu yetkinin kullanýlmasý üzerinde durulmalýdýr. Bu sözlerle ayný zamanda idarenin kuruluþ ve görevleriyle bütünlüðünü kasdediyoruz (Anayasa madde: 112/2). Anayasa ve idare hukuku içinde kurumlar arasýnda, bir kýsmý lehine diðerlerinin aleyhine imtiyazlar yaratýlmamalýdýr. Ýdarenin bütünlüðünü ve yasa önünde eþitlik kuralýný bozan 28 inci maddenin (b) bendi Anayasa'mýzýn 116. maddesine olduðu gibi, 12 ve 112 nci maddelerine de aykýrýlýk arzetmektedir.
Anayasaya aykýrýlýðý ileri sürülen 1312 sayýlý Kanunun 28 inci maddesinin (b) bendinin ikinci fýkrasýna göre davalý idarece yapýlan iþlem devletleþtirme (millileþtirme) niteliðindedir. Bu itibarla hükmün Anayasa'nýn 39 uncu maddesine uyarlýðý üzerinde de durulmalýdýr. Anayasa'mýzýn "devletleþtirme" ye iliþkin 39 uncu maddesinin ilk tümcesine göre" kamu hizmeti niteliði taþýyan özel teþebbüsler, kamu yararýnýn gerektirdiði hallerde, gerçek karþýlýðý kanunda gösterilen þekilde ödenmek þartýyla devletleþtirilebilir." Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu Raporunda anýlan madde hakkýndaki gerekçede de þu görüþlere yer verilmiþtir :
"Anayasa'mýz özel teþebbüsü kaide olarak kabul etmiþ ve ticaret sanayi ve her alanda çalýþma ve faaliyet hürriyetini genel surette ilân etmiþtir.
Fakat, fertlerin mesleklerini seçme hürriyetine ve iktisadi alanda faaliyette bulunma hakkýna sahipolmalarý, toplum için hayati önemi olan meslek koþullarýnýn belli þartlar altýnda sosyalleþtirilmesine ve belli teþebbüslerin millileþtirilmesine engel olamaz. Bu ihtimallerin kabul edilmesi, özel teþebbüs esasýnýn ve meslek hürriyetinin haklý ve lüzumlu istisnalarý sayýlmak gerekir. Millileþtirme yoluna gidilebilmesi için birkaç þartýn bir arada gerçekleþmesi gerekmektedir. Faaliyet ve teþebbüsün kamu hizmeti ve tekel niteliði olmasý þarttýr. Bu da kâfi deðildir. Ayrýca milli menfaatlarýn sosyalleþtirmeyi gerektirmesi lâzýmdýr. Nihayet kanundaki usullere uymak ve bedelinin de yine kanundaki esas ve þekillere göre ödenmesi zaruridir."
Belediyelerin ve köylerin 1312 sayýlý Kanunla imtiyazlarý saklý tutulan elektrik daðýtým þebekelerinin, 39 uncu maddede sözü edilen Özel teþebbüs gibi nitelendirilebileceði kuþkuludur. Asýl üzerinde durulmasý gereken husus, Anayasanýn 39 uncu maddesinde öngörüldüðü biçimde "kamu yararýnýn gerektirdiði haller" in bulunduðunun kabul edilip edilemiyeceðidir. Anayasa Komisyonu raporunda deðinildiði gibi, "toplum için hayati önemi olan" bir sorun söz konusu ise kamu yararýnýn gerektirdiði halin varlýðýndan söz edilebilir.
E.G.O, yukarýda deðinildiði üzere 4325 sayýlý Kanunun 12/6/1957 günlü, 7004 sayýlý Kanunla deðiþik l inci maddesi uyarýnca Ankara Belediyesi tarafýndan kurulmuþ ona baðlý bir müessesedir. T.E.K. de1312 ve 440 sayýlý Kanunlara baðlý faaliyetinde özerk bir iktisadî devlet teþekkülüdür. Anýlan Yasa hükümleri saklý kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bir kuruluþtur. (1312 sayýlý Kanun madde: 1) Bakýlan davada, davacýlar Ankara Belediyesinin ve E.G.O. nun; geniþ anlamda ise 1312 sayýlý Kanunla elektrik enerjisi daðýtým þebekeleri kendilerine býrakýlan tüm belediyelerin, köylerin ve diðer kamu tüzel kiþilerinin kamu hizmeti yaptýklarýnda kuþku yoktur. T.E.K. in bunlardan daha iyi daðýtým hizmetini yaptýðý bu itibarla kamu yararýnýn þu veya bu yönde yoðunluk taþýdýðý burada tartýþma konusu deðildir. 28 inci maddenin (b) bendi ikinci fýkrasýnýn getirdiði husus, anýlan yöresel yönetimlerin T.E.K. ten satýn aldýklarý elektrik enerjisi bedellerini T.E.K. le yaptýklarý sözleþmeye göre zamanýnda ödememe veya diðer sözleþme þartlarýna uymama nedenine dayanýlarak bu yönetimlerin satýþ haklarýnýn Bakanlýkça kaldýrýlmasý ve tesislerin rayiç deðer üzerinden T.E.K. e devridir. Bir iç münasebet halinde alacak - borç iliþkisi nedeniyle, bir idarenin tesislerinin diðer idareye devri iþleminin Anayasa'ya uygunluðu hali burada tartýþma konusudur.
Ýdarelerin birbirinden olan alacaklarý ve kamu alacaklarý için izlenecek belirli takip ve tahsil usulleri vardýr. Borçlunun temerrüdü var diye tesislerin alacaklý idareye devri yoluna gitme, yani Anayasamýzýn 39 uncu maddesinde yazýlý devletleþtirme (millileþtirme) yaptýrýmýna baþvurma Anayasanýn 39 uncu maddesiyle güdülen amaçla baðdaþmamaktadýr.
Ýdareler de mülkiyet hakkýna sahiptir. Bu haklar Anayasamýzýn 36 ncý maddesinde yazýlý biçimde ancak kamu yararý amacýyla ve kanunla bir sýnýrlamaya tabi tutulabilir. Alacak borç münasebetinden dolayý veya sözleþme hükümlerine uyulmamasý nedeniyle borcun tutarý ve sözleþmenin ihlali derecesiyle orantýlý olmýyacak þekilde bir yaptýrýma cevaz verilmesi kamu yararý amacýný aþar ve mülkiyet hakkýnýn özünü zedeler.
Yukarýda açýklanan nedenlerle, Dairemiz 1312 sayýlý Türkiye Elektrik Kurumu Kanununun 28 inci maddesinin (b) bendi ikinci fýkrasýnýn Anayasaya aykýrý olduðu yolunda davacýlar tarafýndan ileri sürülen iddialarýn ciddi olduðu ve anýlan fýkradaki "Bu þartlara uymayan kuruluþlarýn satýþ haklarý Bakanlýðýn kararý ile kaldýrýlýr ve tesisleri rayiç deðeri üzerinden T.E.K. e devredilir." tümcesinin Anayasanýn 12, 36, 39, 112/2 ve 116 ncý maddelerine aykýrý bulunduðu kanýsýna vardýðýndan; Anayasanýn 22/9/1971 günlü, 1488 sayýlý Kanunla deðiþik 151 inci ve 44 sayýlý Kanunun 27 nci maddeleri gereðince Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceði karara kadar bakýlan davanýn geri býrakýlmasýna; iþbu kararla dava ve cevap layihalarý onanlý örneklerinin, Anayasaya aykýrýlýk iddiasý ile ilgili olarak davacý tarafýndan ibraz edilen mütalâa örneklerinin davalý yanýnda müdahil davacý T.E.K. tarafýndan verilen dilekçe örneklerinin, dava konusu iþlemin ve kanun sözcüsü mütalâasýnýn onaylý örneklerinin birlikte Anayasa Mahkemesi Baþkanlýðýna gönderilmesine 15/11/ 1976 gününde oybirliði ile karar verildi."
III- METÝNLER:
l- Ýtiraz konusu yasa kuralý:
25/7/1970 günlü, 13555 sayýlý Resmî Gazete'de yayýnlanarak yürürlüðe giren 15/7/1970 günlü, 1312 sayýlý Türkiye Elektrik Kurumu Kanununun 28. maddesinin ikinci fýkrasýnýn Anayasa'ya aykýrýlýðý öne sürülmüþtür. Anýlan maddenin tümü þöyledir :
Madde 28- Daðýtým tesislerini kendileri kuran ve iþleten belediyeler, köyler ve diðer âmme hüviyetindeki hükmî þahýslar bu tesislerini kurarken ve iþletirken aþaðýdaki þartlara riayete mecburdurlar:
a) Bakanlýk TEK ve ilgililerle birlikte tespit ve Bakanlýkça tasdik edilecek programlara uygun olarak, elektrik daðýtým tesislerini ihtiyaçlara göre Ýslah, takviye ve tevsi etmeye devam etmek,
b) TEK'ten satýn aldýðý elektrik enerjisi bedellerini TEK ile yapacaðý sözleþmeye göre zamanýnda ödemek ve sözleþme þartlarýna uymak,
Bu Þartlara uymýyan kuruluþlarýn satýþ haklarý Bakanlýðýn kararý ile kaldýrýlýr ve tesisleri rayiç deðeri üzerinden TEK'e devredilir.
(a) bendindeki þartlarý yerine getirmek amacýyla belediyeler, köyler ve âmme hüviyetindeki hükmi þahýslar, elektrik satýþýndan elde edecekleri tahmini gelirin % 5 inden az olmýyan bir meblaðý her yýl bütçelerine bir fon olarak koymaya mecburdurlar. Adý geçen fon bütçede ayrý bir fasýlda gösterilir ve bu meblâð baþka yere harcanmaz.
2- Dayanýlan Anayasa kurallarý:
Madde 12- Herkes dil, ýrk cinsiyet, siyasî düþünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayýrýmý gözetilmeksizin, kanun önünde eþittir. Hiçbir kiþiye, aileye, zümreye veya sýnýfa imtiyaz tanýnamaz.
Madde 36- Herkes, mülkiyet ve miras haklarýna sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararý amacýyla, kanunla sýnýrlanabilir.
Mülkiyet hakkýnýn kullanýlmasý toplum yararýna aykýrý olamaz.
Madde 39- Kamu hizmeti niteliði taþýyan özel teþebbüsler, kamu yararýnýn gerektirdiði hallerde, gerçek karþýlýðý kanunda gösterilen þekilde ödenmek þartýyla devletleþtirilebilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngördüðü hallerde, ödeme süresi on yýlý aþamaz ve taksitler eþit olarak ödenir; bu taksitler, kanunla gösterilen faiz haddine baðlanýr.
Madde 112- idarenin kuruluþ ve görevleri merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarýna dayanýr.
Ýdare, kuruluþ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
Kamu tüzel kiþiliði, ancak kanunla veya kanunun açýkça verdiði yetkiye dayanýlarak kurulur.
Madde 116- Mahalli idareler, il belediye veya köy halkýnýn müþterek mahallî ihtiyaçlarýný karþýlayan ve genel karar organlarý halk tarafýndan seçilen kamu tüzel kiþileridir.
Mahallî idarelerin seçimleri, kanunun gösterdiði zamanlarda ve 55 inci maddede yazýlý esaslara göre yapýlýr.
Mahallî idarelerin seçilmiþ organlarýnýn organlýk sýfatýný kazanma ve kaybetmeleri konusundaki denetim, ancak yargý yolu ile olur.
Mahallî idarelerin kuraluþlarý, kendi aralarýnda birlik kurmalarý, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk iþleri ve merkezî idare ile karþýlýklý bað ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantýlý gelir kaynaklan saðlanýr.
IV- ÝLK ÝNCELEME:
Anayasa Mahkemesi Ýçtüzüðünün 15. maddesi uyarýnca 28/12/1976 gününde Kani Vrana, Þevket Müftügil, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Sekip Çopuroðlu, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaþ, Ahmet Erdoðdu, Hasan Gürsel, Adil Esmer, Nihat O. Akçakayalýoðlu, Ahmet H. Boyacýoðlu'nun katýlmalarýyla yapýlan ilk inceleme toplantýsýnda dosyanýn eksiði bulunmadýðýndan isin esasýnýn incelenmesine oybirliðiyle karar verilmiþtir.
V- ESASIN ÝNCELENMESÝ :
Ýþin esasýna iliþkin rapor, Danýþtay Onikinci Dairesinin 15/11/1976 günlü, 1975/431 sayýlý kararý ve iliþiði belgeler, iptali istenen yasa kuralý ile ilgili Anayasa ve öteki yasa kurallarý, bunlarla ilgili gerekçelerle yasama meclisleri tutanaklarý okunduktan sonra gereði görüþülüp düþünüldü:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðýnca, 16/12/1942 günlü, 4325 sayýlý Yasa ile Ankara Belediyesine baðlý olarak kurulan (Ankara Elektrik ve Havagazý Ýþletme Müessesesi) nin elektrik satýþ hakkýnýn kaldýrýlmasýna ve tesislerin rayiç deðerleri üzerinden Türkiye Elektrik Kurumuna aktarýlmasýna, aktarma iþlemlerine 1/3/1975 den baþlanmasýna 23/1/1975 gününde karar verildiði anlaþýlmaktadýr.
A- Konunun gereðince açýklýða kavuþturulabilmesi için ilk önce (Ankara Elektrik ve Havagazý iþletme Müessesesi) nin hukuksal durumunun, Ankara Belediyesi ile olan iliþkisinin her iki kuruluþun þehir elektriðinin saðlanmasý konusundaki görev ve yetkilerinin incelenmesi, 1312 sayýlý Türkiye Elektrik Kurumu Kanununun 28. maddesiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðýna verilen yetkinin, bu idarelerin hukuksal yapýlarýnda ve görev alanlarýnda yapacaðý etkinin araþtýrýlmasý gerekmektedir.
l- 1/4/1930 günlü, 1580 sayýlý Belediye Kanununun 19. maddesinde Belediyelerin haklan, selâhiyet ve imtiyazlarý belirlenmiþtir. Bu maddenin birinci fýkrasýnda Belediye idarelerinin, kanunun yüklediði görevleri yerine getirdikten sonra beldede oturanlarýn ortak gereksinmelerini karþýlayacak her türlü giriþimde bulunabilecekleri belirtilmiþ, ayný maddenin dördüncü fýkrasýnýn (A) bendinde doðrudan doðruya yapýlmak ve iþletilmek koþuluyla Belediye sýnýrlarý içerisinde su, havagazý ve elektrik tesisatý, kurma ve iþletmenin de belediyelerin hakký olduðu açýkça gösterilmiþtir. O kadar ki belediyelere bu konularda, kimi koþullar altýnda, imtiyaz verme hakký da tanýnmýþtýr. Ayný maddenin yedinci fýkrasýnda, Belediyelerin, kamu hizmetlerine ayrýlmýþ ve akar olmayan mallarý ve eþyasý üzerine haciz konulamayacaðý, sekizinci fýkrasýnda da, Belediye mallarýný zimmetine geçirenlere, Devlet malým zimmetine geçirmiþ olanlara iliþkin hükümlerin uygulanacaðý kurallarý yer almýþtýr.
1312 sayýlý TEK Kanununun 37. maddesinin (b) fýkrasýnýn 4 sayýlý bendi ile Belediye Kanununun Belediyelerin elektrik tesisatý kurma ve elektrik üretme haklarýna iliþkin hükmü kaldýrýlmýþ, ancak daðýtým tesisleri kurabilme ve bunlarý iþletebilme haklarýna iliþkin kuralýn yürürlüðü, ayný kanunun 27. maddesiyle korunmuþtur.
1312 sayýlý Kanunun 28. maddesinin Anayasa'ya aykýrýlýðý öne sürülen ikinci fýkrasý, ayný kanunun 27. maddesiyle Belediyelere tanýnmýþ olan bu hakký, enerji bedelinin ödenmemesi halinde belediyelerin elinden alma yetkisini Bakanlýða vermekte, bu suretle kanunla verilen bir hakkýn Bakanlýk karariyle geri alýnmasý sonucunda kanun hükmü ortadan kaldýrýlmýþ olmaktadýr, öte yandan, bu Ýþe ayrýlmýþ Belediye tesislerinin rayiç bedel üzerinden TEK'e devrinin saðlanmasý suretiyle kanunla tanýnan "haczedilemezlik" hakkýna iliþkin hüküm de Bakanlýðýn kararý sonucu olarak, dolaylý biçimde, yine ortadan kalkmaktadýr.
Bu iþlem bir yönü ile de mahallî idareye ait bir hizmetin, merkezî idareye aktarýlmasý sonucunu doðurmakta ve belediyeleri, bu giriþimlerinden saðladýklarý gelirden de yoksun býrakmaktadýr.
2- 16/12/1942 günlü, 4325 sayýlý (Ankara Elektrik ve Havagazý ve Adana Elektrik Müesseselerinin idare ve Ýþletmeleri Kakýnda Kanun) un 1. maddesiyle Ankara Belediyesince kendisine baðlý olmak üzere (Ankara Elektrik ve Havagazý iþletme Müessesesi) kurulmuþ ve Ankara Belediyesinin Belediyeler Kanunu ile üstlendiði belde halkýnýn elektrik gereksiniminin saðlanmasý iþini yürütmek görevi bu müesseseye verilmiþtir. Burada önemle üzerinde durulmasý gereken yön þudur: Sözü geçen kanun, Ankara þehrinin elektrik gereksiniminin saðlanmasý iþini Belediyenin görevleri arasýndan çýkarmamýþ, tersine Belediyenin bu hizmeti sözü geçen Müessese eliyle yürütmesini öngörmüþtür.
4325 sayýlý Kanunun, bu görüþü kanýtlayan maddelerinin hükümleri þöylece sýralanabilir:
a) Müesseseyi Belediye kurmuþtur (Md: 1)
b) Müessese Belediyeye baðlýdýr (Md : 2)
c) Müessesenin kuruluþ sermayesi, 3688 sayýlý Kanunla Ankara Belediyesine geçmiþ bulunan menkul ve gayrimenkul mallarla mütedavil sermayenin, alacaklarýn, hisse senetlerinin müesseseye devrinden oluþmuþtur (Mad. 2 ve 4/A-B)
ç) Belediye Meclisince görülecek lüzum üzerine belediye bütçesinden ayrýlacak aidat ve tahsisat da müessese sermayesini oluþturan kalemler arasýndadýr (Md. 4/D)
d) Müessese Genel Müdürü bütün idare ve muamelelerinden belediyeye karþý sorumludur. (Md. 5)
e) Müessesenin bütün hesap ve muameleleri Belediye Meclisince seçilecek Murakýplarca denetlenir. (Md. 8)
f) Müessesenin bütçe ve kadrolarý belediye meclisince tasdik olunur. (Md. 9)
g) Müessesenin kâr ve zarar hesabiyle bilançosu belediye meclisince tasdik olunur. (Md. 11)
h) Gerektiðinde belediye bütçesinden Müesseseye yardým yapýlýr. (Md : 12/C ve son fýkra)
ý) Müessesenin gelirinin gayrisafî miktarýnýn % 5 i belediye hissesini teþkil eder. (Md : 13/E)
i) Müessesenin bütün masraflarý, karþýlýklar ve hisseler çýkarýldýktan ve geniþletme ihtiyatý olarak lüzumlu paralar da ayrýldýktan sonra kalan gelir fazlasý belediye bütçesine gelir kaydolunur. (Md : 13/g)
Buna karþý belediye de kendi payý ile gelir fazlasýndan baþka Müessesenin gelirleri üzerinde hiç bir tasarrufta bulunamaz ve Müesseseden borç alamaz. (Md : 14 son fýkra)
j) Müessenin mallan Devlet malý gibidir. (Md : 16) Bu kurallar Ankara Elektrik ve Havagazý Ýþletme Müessesesinin Ankara Belediyesinin, bu alandaki görevlerini yerine getirmek üzere 4325 sayýlý Yasanýn öngördüðü biçimde kurduðu bir Mahallî Ýdare Ýþletmesi olduðunu ortaya koymaktadýr. Bu bakýmdan belediyeden ayrý ve onun dýþýnda bir kuruluþ biçiminde düþünülmesine olanak bulunmayan Müessesenin, belediyenin bir yan kuruluþu olarak mahallî Ýdareler kesimi içinde ele alýnmasý zorunludur.
1312 sayýlý TEK Kanununun 37. maddesinin 8. fýkrasý, 4325 sayýlý Kanunun Ankara Elektrik ve Havagazý Ýþletme Müessesesinin elektrik üretmesiyle ilgili hükümlerini kaldýrmakta, buna karþýn 27. maddesiyle de elektrik daðýtýmýna iliþkin görevini sürdürebilme yetkisini Belediyeye ve Müesseseye býrakmaktadýr.
Ayný kanunun 28. maddesinin itiraza konu olan ikinci fýkrasý ise, Bakanlýða söz konusu hükümleri uygulama alanýndan kaldýrabilme ve Devlet malý hükmünde olmasý nedeniyle haczedilme olanaðý bulunmayan Müessese tesislerini, TEK'e aktarabilme yetkisini vermektedir. Bunun sonucu olarak da mahallî idareye ait bir hizmet merkezi idareye baðlý bir kuruma geçirilmektedir.
Bu hüküm ayný zamanda Ankara Belediyesini bu yoldan saðladýðý gelirden yoksun býrakma sonucunu da doðurmaktadýr.
Özetlemek gerekirse; 1312 sayýlý Kanunun 28. maddesinin Anayasa'ya aykýrýlýðý öne sürülen ikinci fýkrasiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðýna verilmiþ bulunan yetki, Ankara Belediyesine ve onun bir yan kuruluþu olan (Ankara Elektrik ve Havagazý Ýþletme Müessesesi) ne, Ankara halkýna elektrik daðýtma görevini veren 1580 sayýlý Belediye Kanununun, 4325 sayýlý Kanunu ve 1312 sayýlý Kanunun 27. maddesi hükümlerini uygulama alanýndan kaldýrmakta ve bunun sonucu olarak kent halkýnýn ortak bir gereksinmesi olmasý bakýmýndan Anayasa'nýn 116. maddesi kapsamýnda bir mahallî idare görevi olan elektrik enerjisini daðýtma iþini merkezî idareye baðlý bir Kamu Ýktisadî Devlet Teþekkülüne aktarmakta ve Belediyenin gelir kaynaklarýndan birisini kurutmaktadýr.
B- Ýtiraz konusu hükmün yukarýda açýklanan niteliðine göre Anayasa ilkeleri açýsýndan melenmesi gerekmektedir:
l- TEK 'den alman enerjinin karþýlýðý olan paralarýn, TEK ile yapýlacak sözleþmeye göre zamanýnda ödenmemesi, Müessesenin elektrik satýþ hakkýnýn ortadan kaldýrýlmasýna ve tesislerinin rayiç deðerleriyle TEK'e aktarýlmasýna neden olmaktadýr. Anayasa'ya uygunluk denetimi açýsýndan bu durumun deðerlendirilmesinde yarar görülmüþtür.
Ýtiraza konu olan hüküm, TEK'in verdiði enerjiden doðan alacaðýnýn sözleþme koþullarýna uyulmýyarak zamanýnda ödenmemiþ olmasýnýn bir yaptýrýmýný oluþturmakta ve sözü geçen Kurumun, 1312 sayýlý Kanunun 29. maddesi gereðince düzenlediði alacak belgelerine dayanarak Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðýndan istemesi üzerine, bu Bakanlýkça Müessesenin satýþ hakký kaldýrýlabilmekte ve tesisleri de rayiç deðer üzerinden TEK'e devredilebilmektedir.
Niteliði böylece açýklanan söz konusu kanun hükmü, merkezî idarenin bir kesimi olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý ile onunla ilgili olarak kurulan bir iktisadî Devlet Teþekkülüne, Mahallî Ýdareler kesimindeki Ankara Belediyesinden ve ona baðlý Elektrik ve Havagazý Ýþletme Müessesesinden olan enerji bedeli alacaðýnýn, kendi düzenliyeceði belgelere dayanarak ve rayiç deðeri üzerinden mallarýna el konulmak yoluyla tahsili, böylece kanunla tanýnmýþ olan satýþ hakkýnýn da kaldýrýlmasý yetkisini vermektedir.
Hukuk düzenimizde hiç bir alacaklýya, bu alacaklý Devlet bile olsa, böyle bir yetki tanýnmamýþken bir mahallî idare kuruluþu olan Belediyelere karþý, kanundaki hükümler dýþýnda özel hukuk hükümlerine baðlý TEK Kurumunun, enerji alacaðýnýn ödenmesinin yaptýrýmý olarak Kuruma ve Bakanlýða bu nitelikte olaðanüstü bir yetki verilmiþ olmasý, Belediyelerin Anayasal, yapýsiyle baðdaþmaz,
Öte yandan söz konusu hüküm, 1580 sayýlý Belediye Kanununun, 4325 sayýlý Kanunun ve 1312 sayýlý Türkiye Elektrik Kurumu Kanununun yukarýda açýklanmýþ olan hükümlerini, bir borç - alacak iliþkisine dayanýlarak yürürlükten kaldýrma yetkisini bir Bakanlýðýn kararýna býrakmaktadýr. Oysa Anayasa'nýn 64. maddesine göre kanunlarýn deðiþtirilmesi ve kaldýrýlmasý Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevleri içindedir ve Anayasa'nýn 5. maddesine göre yasama yetkisinin devri olanaksýzdýr.
Açýklanan bu duruma göre 1312 sayýlý Kanunun 28. maddesinin ikinci fýkrasý hükmü, ayný maddenin (b) bendi açýsýndan Anayasa'nýn 5. ve 64. maddelerine aykýrý bulunmaktadýr.
2- Anayasa'nýn 116. maddesinin birinci fýkrasýnda, mahallî idareler : "il, belediye veya köy halkýnýn müþterek mahallî ihtiyaçlarýný karþýlayan ve genel karar organlarý halk tarafýndan seçilen kamu tüzel kiþileridir." diye tanýmlanmakta ve maddenin son fýkrasýnda da "Mahallî idarelerin kuruluþlarý, kendi aralarýnda birlik kurmalarý, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk iþleri ve merkezî idare ile karþýlýklý bað ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere görevleri ile orantýlý gelir kaynaklarý saðlanýr." kuralý yer almaktadýr.
Bir kent veya kasaba belediyesi sýnýrlarý içinde oturan halkýn tükettiði elektriðin ortak ve mahallî bir gereksinmeyi karþýladýðý kuþkusuzdur ve Anayasa'nýn 116. maddesinin birinci fýkrasý gereðince bu gereksinmenin karþýlanmasý da Belediyelerin görevi içindedir, Maddenin son fýkrasýna göre bu görev ve yetkinin kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Nitekim gün ve sayýlarý yukarýda açýklanan kanunlarla bu düzenleme yapýlmýþ bulunmaktadýr.
Ülkenin geliþen sosyal ve ekonomik yapýsýnýn gereði olarak Belediye sýnýrlarý içinde ve dýþýnda yurdun tüm enerji üretimini saðlama iþine Devletin merkezî idaresinin el atmýþ olmasý, Devletin belli bir kesimini oluþturan mahallî idarelerin Anayasa'nýn 116. maddesindeki görevlerinin merkezî idare kuruluþlarýna aktarýlmasýna izin vermez. Tersine 116. maddenin son fýkrasý gereðince merkezî idarenin, mahallî idarelerin görevlerini gereði gibi yerine getirebilmelerini saðlamada onlara yardýmcý olmasý ve karþýlýklý bað ve iliþkileri bu doðrultuda düzenlemesi ve onlara görevleri ile orantýlý gelir kaynaklarý bulmasý gerekmektedir.
Oysa 1312 sayýlý Kanunun 28. maddesinin itiraza konu olan ikinci fýkrasý, ayný maddenin birinci fýkrasýnýn (b) bendinde sözü edilen enerji karþýlýklarýnýn ödenmemesi halinde, Ankara Belediyesinin Ankara halkýnýn elektrik gereksinmesini saðlama görevini elinden alarak merkezî idare kesimi içindeki bir Ýktisadî Devlet Kuruluþuna aktarmakta ve Belediyenin tesislerini de rayiç deðerleri üzerinden bu kuruluþa devretmekte ve Belediyeyi bu yoldan saðladýðý gelirinden de yoksun býrakmaktadýr.
Bütün bu hükümler ve iþlemler Belediyenin TEK'e olan borcunu ödememiþ olmasýna dayandýrýldýðýna göre merkezi idare bakýmýndan yapýlacak iþ, bunun nedenlerini araþtýrarak engelleri ortadan kaldýrmak Belediyeyi bu duruma düþüren mali güçsüzlüðü giderici çareleri bularak gerekli önlemleri almaktan ibarettir ve Anayasa'nýn 116. maddesinin yukarýda deðinilen son fýkra hükmü de esasen bunu merkezî idareye bir görev olarak vermektedir.
Belirtilen bu niteliðine göre, itiraz konusu hüküm Anayasa'nýn 116. maddesine de aykýrýdýr.
Açýklanan nedenlerle 1312 sayýlý Kanunun 28. maddesinin ikinci fýkrasýnýn ayný maddenin (b) bendi açýsýndan iptaline karar verilmelidir.
Halit Zarbun ve Nihat O. Akçakayalýoðlu bu görüþlere katýlmamýþlardýr.
VI- SONUÇ:
15/7/1970 günlü, 1312 sayýlý Türkiye Elektrik Kurumu Kanununun 28. maddesinin ikinci fýkrasýnda yer alan "Bu þartlara uymayan kuruluþlarýn satýþ haklarý Bakanlýðýn kararý ile kaldýrýlýr ve tesisleri rayiç deðeri üzerinden TEK'e devredilir." biçimindeki hükmün, ayný maddenin birinci fýkrasýnýn (b) bendi açýsýndan Anayasaya aykýrý bulunduðuna ve iptaline Halit Zarbun ve Nihat O. Akçakayalýoðlu'nun karþýoylariyle ve oyçokluðu ile,
10/5/1977 gününde karar verildi.
|
|
|
|
|
||
|
Baþkan Kâni Vrana |
Baþkanvekili Þevket Müftügil |
Üye Ahmet Akar |
Üye Halit Zarbun |
||
|
|
|
|
|
||
|
Üye Ziya Önel |
Üye Abdullah Üner |
Üye Ahmet Koçak |
Üye Þekip Çopuroðlu |
||
|
|
|
|
|
||
|
Üye Fahrettin Uluç |
Üye Muhittin Gürün |
Üye Lütfi Ömerbaþ |
Üye Ahmet Erdoðdu |
||
|
|
|
|
|||
|
Üye Ahmet Salih Çebi |
Üye Nihat O. Akçakayalýoðlu |
Üye Ahmet H. Boyacýoðlu |
|||
KARÞIOY YAZISI
Mahkememizin Esas : 1976/57, Karar : 1977/71 sayýlý kararýnda, Sayýn Nihat O. Akçakayalýoðlu'nun yazdýðý karþýoy yazýsýnda ileri sürülen nedenlerle çoðunluk görüþüne katýlmýyorum.
|
|
|
Üye Halit Zarbun |
KARÞIOY YAZISI
A) T.C. Anayasa'sýnýn belediyeleri de kapsayan "yürütme" ile ilgili ve "mahallî idareler" için temel hükümleri oluþturan 116. maddesi, yöresel idareyi, halkýnýn müþterek "mahallî ihtiyaçlarýný" karþýlayan tüzel kiþiler olarak tanýmlar. Bu idarelerin görev ve yetkilerinin, kuruluþ amaçlarýný belirleyen bu taným sýnýrlarý içinde tutulmasý gerekli ve zorunludur.
Elektrik enerjisinin üretim ve daðýtým iþi ise, ülkenin yer almayý amaçladýðý uygar ortamda, Anayasa 116. maddesinin çerçevelediði "mahallî ihtiyaç" olmaktan çýkmýþ "yurt ihtiyacý" düzeyine varmýþ ve bir çok konularla birlikte ülke sýnýrlarýnýn da ötesine geçmiþtir. Tümü ile elektrik enerjisine dayalý savunma, haberleþme, ulaþým ve saðlýk hizmet ve sistemleri ile yöresel gereksinmeler, diðer bölgeler ve giderek diðer ülkeler sistemlerine baðlanmýþ bulunmaktadýr.
Durum böyle olunca, elektrik enerjisini yalnýzca "bir belde halkýnýn ihtiyacý" biçiminde görmek ve Anayasa'nýn 116. maddesi açýsýndan ele almak olanaksýzdýr. Bu nedenledir ki ilgili 1312 sayýlý Yasa 3. maddesinde elektrikten "yurdun ihtiyacý" diye söz etmiþtir.
Kuruluþu ve iþleyiþim düzenleyen yasanýn gerçekleri yansýtan tanýmý ile "yurdun ihtiyacý" olan elektriðin üretimini, iletimini, daðýtým ve ticaretini yapmak için uðraþan TEK'in bu çabayý kendi tekelinde tutmasý, ürettiði enerjinin önemine uygun bir tutumdur. Gerekli gördüðünde ve gerekli bulduðu yerde bu uðrasýnda baþka kuruluþlarýn katkýsýný istemiþ olmasý, sonradan bu katkýyý reddetmemesine neden olamaz.
B) Ankara Belediyesi, baþkasýnýn ürettiði malý satan kiþi durumundadýr. Bu aracýlýðýn sürdürülebilmesi, kendi yüklenimlerini yerine getirmesine baðlýdýr.
Belediyeye verilen enerjinin kesilmesi nedeni, bedelinin ödenmeyiþi ve ödeme olasýlýðýnýn da belirmeyiþidir.
Belediye elindeki tesislere el konulmasý ise beldeye baþka kanallardan elektrik daðýtýmýnýn, olanaksýz bulunuþudur.
Kamu yararý ve kamusal zorunluðun bulunduðu yerde, bu yarar ve zorunluk gereði özel teþebbüs" ler Anayasa'nýn 39. maddesi ile devletleþtirilip "özel mülkler" Anayasa'nýn 38. maddesi ile kamulaþtýrýlýrken, Ankara Belediyesi içinde oluþmuþ bulunsa dahi, bir kamusal hizmet kuruluþu tesislerinin bir diðer kamusal hizmet kuruluþuna aktarýlmasýnda Anayasa'ya aykýrýlýk deðil, uygunluk vardýr.
C) Elektrik enerjisi satýþýnýn, Belediyeye veya onun varlýðýnda yer almýþ bir diðer kuruma gelir kaynaðý olarak düþünülmesi ve bir diðer kaynak gösterilmeden bu gelirin kesilemiyeceði savý, üretimin kendisi tarafýndan ve hiç bir aksaklýk ve sýzlanmaya neden olmaksýzýn yapýlmasý durumunda belki deðerlendirilebilecektir. Fakat, baþkasýnýn ürettiði bir malý, üreticisine ödemede bulunmadan ve sattýðýnýn bedelini de ona vermeden satmasýna, Anayasa'dan dayanak bulmak olanaksýzdýr.
D) TEK gibi kamusal kuruluþlarýn, "özel hukuk" hükümlerine baðlý oluþlarý kendi yasalarýnda tanýnan olanaklar kadardýr. Baþka bir deyimle, bir bakýma Devletin yerine getireceði hizmetleri üstlenmiþ kurumlarýn görevlerini, Devlet adýna yaptýklarý gerçeði, özel hukuk hükümlerine baðlýlýðýn ayrýcalýðýný oluþturur ve bu ayrýcalýða uygun kurallar Anayasa'ya da uygundur.
SONUÇ : Yukarýdan beri açýkladýðým nedenlerle, iptali istenen yasal kuralda Anayasa'ya aykýrýlýk yoktur.
|
|
|
Üye Nihat O. Akçakayalýoðlu |