ANAYASA MAHKEMESÝ KARARI
Esas Sayýsý : 1993/8
Karar Sayýsý : 1993/31
Karar Günü : 22.9.1993
R.G. Tarih-Sayý :16.04.1994-21907
ÝTÝRAZ YOLUNA BAÞVURAN : Ýstanbul 2 No'lu Ýdare Mahkemesi
ÝTÝRAZIN KONUSU : 4.6.1985 günlü, 3213 sayýlý Maden Kanunu'nun 46. maddesinin son fýkrasýnýn Anayasa'nýn 13., 35., 46. ve 168. maddelerine aykýrýlýðý savýyla iptali istemidir.
I- OLAY :
Bir vakfýn taþýnmazý, yanýndaki kömür ocaðýnýn iþletme ruhsatýna sahip bir þirket tarafýndan deðiþik tarihlerde mal sahiplerinden satýn alýnmak istenmiþ, taraflarýn anlaþamamasý üzerine, þirket, kamulaþtýrma yapýlmasý istemiyle Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý'na baþvurmuþtur. Bakanlýkça, taþýnmazýn altýnda bulunan kömür rezervinin ekonomiye katkýsý gözetilerek 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. ve 2942 sayýlý Kamulaþtýrma Y
asasý'nýn 5/c maddeleri uyarýnca iþletme ruhsatý sahibi þirketçe kullanýlmasýnda kamu yararý bulunduðu belirtilerek 6.11.1991 günlü Bakan onayý ile kamulaþtýrýlmasýna iliþkin iþlem tamamlanmýþtýr. Bu iþlemin iptali istemiyle Vakýf tarafýndan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý'na Ýstanbul 2 No'lu Ýdare Mahkemesi'nde dâva açýlmýþtýr.Dâvacý vekilinin dâva dilekçesinde ileri sürdüðü, Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin son fýkrasýnýn Anayasa'ya aykýrýlýk savý, Ýdare Mahkemesi'nce de ciddî bulunmuþ ve anýlan kuralýn iptali için Anayasa Mahkemesi'ne baþvurulmasýna karar 24.12.1992 gününde karar verilmiþtir.
II-
ÝTÝRAZIN GEREKÇESÝ :Ýtiraz yoluna baþvuran Mahkemenin iptal isteminin gerekçe bölümü þöyledir:
"...3213 sayýlý Maden Kanununun 46. maddesinin son fýkrasýnda yer alan "Ýþletme ruhsatý safhasýnda, iþletme sahasý özel mülkiyete konu gayrimenkul taraflarca anlaþma saðlanmamasý halinde ruhsat sahibinin talebi üzerine Bakanlýkça 2942 sayýlý Kanun hükümlerine göre kamulaþtýrýlabilir" hükmünün yasa gerekçesinde belirtile
n "Madencinin ruhsat sahasý içinde ve dýþýndaki faaliyetleri rahat sürdürebilmesi diðer taraftan özel mülkiyete konu gayrimenkul söz konusu ise malikin hakkýnýn zail olmamasý için maden arama veya ön iþletme dönemi içerisinde taraflarýn karþýlýklý anlaþma ile irtifak hakkýnýn tesisi imkâný getirilmekte, iþletme dönemi içerisinde ise taraflarýn anlaþmasýnýn mümkün olmamasý halinde idarenin iþletme ruhsat sahibi lehine kamulaþtýrma yapýlabileceði hükme baðlanmaktadýr" hükmüyle birlikte incelenmesi sonucunda, sözkonusu madde hükmü uyarýnca yapýlan kamulaþtýrmanýn iþletme ruhsatý sahibi lehine bir kamulaþtýrma olduðu ve bu þekilde kamulaþtýrýlan taþýnmazýn mülkiyetinin, ruhsat sahibi özel hukuk kiþileri adýna tescili sonucunu doðurduðu aþikar bulunmaktadýr.TC. A
nayasasýnýn 46. maddesinin ilk fýkrasýnda yer alan; "Devlet ve kamu tüzelkiþileri; kamu yararýnýn gerektirdiði hallerde karþýlýklarýný peþin ödemek þartýyla, özel mülkiyette bulunan taþýnmaz mallarýn tamamýný veya bir kýsmýný, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaþtýrmaya ve bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmüyle Anayasa'nýn 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet güvencesine aykýrý bir durum olarak, malikin rýzasýna bakýlmaksýzýn malýnýn elinden alýnmasý kuralý benimsenmiþtir. Bu ilkenin benimsenmesinde esas neden kamu yararýnýn karþýlanmasý düþüncesi olup bunun da Devlet ve kamu tüzelkiþileri tarafýndan yürütüleceði sarahaten belirlenmiþtir. Devletin görevlerinin eskiye göre çok deðiþik alanlara yönelmesi nedeniyle bazý kamu iþlerinin görülebilmesi için zorunlu bulunan taþýnmazlarýn, kamulaþtýrýlmasý sonucu, misal olarak iskan ve turizm gibi alanlarda olduðu üzere bilahare özel kiþilere þu veya bu koþul altýnda geçirilebilmesini gerektirebilmesi karþýsýnda Maden Yasasý'nda yasaya konu hizmet gözönüne alýnarak kamu idaresi dýþýnda kiþi adýna kamulaþtýrma yapýlabilmesine iliþkin düzenleme getirilmesinin Anayasa'ya uygun olup olmadýðýnýn incelenmesi gerekmektedir.Anayasamýzýn 168. maddesinde yer alan; "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altýndadýr. Bunlarýn aranmasý ve iþletilmesi hakký Devlete aittir. Devlet bu hakkýný belli bir süre için, gerçek ve tüzelkiþilere devredilebilir. Hangi tâbii servet ve kaynaðýn arama ve iþletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkiþilerle ortak olarak veya doðrudan gerçek ve tüzel kiþiler eliyle yapýlmasý kanunun açýk iznine baðlýdýr. Bu durumda gerçek ve tüzelkiþilerin uymasý gereken þartlar ve Devletçe yapýlacak gözetim, denetim usul ve esaslarý ve müeyyideler kanunda gösterilir."
hükmüyle ifade edildiði üzere milli servet yönünden büyük bir önem arzeden madenlerin memleketin sanayii, enerji, ulaþým ve milli savunma ile çok sýký ilgisi bulunduðundan bunlarýn iþletilmesini bulunduklarý arzýn maliklerinin arzusuna býrakmak, devletin muhtelif menfaatleri yönünden sakýncalý ve hatta tehlikeli olmasý nedeniyle devletin hüküm ve tasarrufu altýnda olduklarý, aranmasý ve iþletilmesi hakkýnýn devlete ait olduðu, bu hakkýn ancak belli bir süre için gerçek ve tüzelkiþilere devredilebileceði düzenlenmiþtir.Maden, bulunduðu arzdan mücerret olarak tesisat yapmak ve madeni çýkartmak yetkisinden ibaret olup, arzýn altýnda bulunan maden filizlerini içeren kýsým mülkiyet hakkýnýn dýþýnda kaldýðýna ve devletin izni olmadan gerek arz maliki ve gerekse üçüncü þahýslar bu kýsýmdan hiçbir suretle faydalanamayacaklarýna göre, iþletme hakký arzýn mülkiyetini gerektirmemekte, madenin bulunduðu arz üzerinde iþletme hakký sahibi lehine intifa hakký mahiyetinde bir hak doðurmaktadýr.
Bu niteliði gözönüne alýndýðýnda ve de maden iþleticisinin çýkardýðý madenlerin kendisine ait olmasý ve kârdan kendisinin yararlanmasý sonucu itibariyle doðrudan doðruya bir kamu hizmeti teþkil etmemesi, dolaylý olarak memleketin ekonomik hayatýný ve milli serveti ilgilendirmesi karþýsýnda, devlete ait topraklar üzerinde iþletme hakký verildiði hallerde bu yerin mülkiyetinin de hak sahibine devredilmemesi dikkate alýnmak suretiyle özel mülkiyete konu yerin iþletme ruhsatý sahibi yararýna kamulaþtýrýlmasý, Anayasa'nýn 168. maddesi uyarýnca Devletçe belli bir süre için kiþiye devredilmesi mümkün maden iþletme hakkýnýn Anayasa'nýn 35. maddesi hükmü aksine kiþi yararýna ortadan kaldýrmak üzere kullanýlmasý sonucunu doðurmaktadýr.
Öte yandan 3213 sayýlý Maden Kanunu'nun 46. maddesinde, mülga 6309 sayýlý Maden Kanunu'nun 125. maddesinde yer aldýðý üzere bir madenin iþletilmesi için istimlak edilen yere lüzum kalmadýðý halde eski sahibinin yerin kendisine iade edilmesini isteyebileceði yolundaki bir düzenlemeye yer verilmemiþ bulunmaktadýr.
Mü
lkiyet hakkýnýn kamulaþtýrma yolu ile deðiþikliðe uðratýlmasýnýn nedeni kamu yararýnýn karþýlanmasý ihtiyacýnýn malikin mülkiyet hakkýnýn korunmasý ihtiyacýndan üstün tutulmasýdýr.Kamulaþtýrma yapýldýktan ve iþin niteliði bakýmýndan belli süre geçtikten sonra taþýnmazýn kamu yararýnýn gerektirdiði yönde kullanýlmamaya baþlanýlmamýþ olmasý, kamu yararýnýn zorunlu kýldýðý ihtiyacýn kalmamýþ veya gerçekleþmemiþ olmasý hallerinde mülkiyet hakkýnýn korunmasý prensibinin gözetilmesini engelleyen neden ortadan k
alktýðýndan, mülkiyetin tekrar eski malike iadesi suretiyle mülkiyet güvencesi kuralýnýn iþlerliðinin saðlanmasý zorunlu bulunmaktadýr.Kamulaþtýrýlan malýn kamu yararýnýn gerektirdiði amaçla kullanýlmamasý durumunda malike geri verileceði yolunda bir kural Anayasa'da yer almamakla beraber, Anayasa'nýn 13. maddesinden de anlaþýlacaðý üzere Anayasa'nýn yalnýz sözü ile deðil özü ile de birtakým kurallar koymasý karþýsýnda, gerek Anayasa'nýn 46. madde hükmünden ve kabul edilmesindeki zorunluktan gerekse 35. ma
ddede düzenlenen mülkiyet hakkýnýn niteliði itibariyle kamulaþtýrýlan malýn kamu yararýna uygun biçimde kullanýlmamasý durumunda eski mal sahibine geri verilmesinin anayasal bir gerek olduðu ortaya çýkmaktadýr.2942 sayýlý Kamulaþtýrma Kanunu'nun 23. maddesinde de taþýnmazýn geri alýnabilme haklarýnýn ancak kamulaþtýrma bedelinin kesinleþmesi tarihinden itibaren beþ yýl içinde kamulaþtýrmayý yapan idarece kamulaþtýrma ve devir amacýna uygun hiç bir iþlem yapýlmamasý haline münhasýr olmasý nedeniyle bu kanun
a da dayanýlmak suretiyle, madenin iþletilmesi nedeniyle kamulaþtýrýlan taþýnmazýn bu amaç dýþýnda kullanýlmasý durumunda belli bir süreyle sýnýrlý olmaksýzýn geri alýnabilme imkâný doðmamaktadýr. Bu itibarla mülga 6309 sayýlý Kanunun 125. maddesindeki düzenlemeye uygun bir düzenlemeyi içermemek suretiyle maden için kamulaþtýrýlan bir yerin belli bir iþletme aþamasýndan sonra baþka bir amaçla kullanýlmasý halinde malike iade durumunu ortadan kaldýran 3213 sayýlý Yasa'nýn 46. maddesi bu haliyle de Anayasa'ya aykýrý bulunmaktadýr..."III-
YASA METÝNLERÝ :A.
Ýptali Ýstenen Yasa Kuralý3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin itiraz konusu son fýkrasý þöyledir:
"Ýþletme ruhsatý safhasýnda iþletme sahasý özel mülkiyete konu gayrimenkul, taraflarca anlaþma saðlanmamasý halinde ruhsat sahibinin talebi üzerine Bakanlýkça 2942 sayýlý Kanun hükümlerine göre kamulaþtýrýlabilir."
B.
Dayanýlan Anayasa KurallarýÝtiraz gerekçesinde dayanýlan Anayasa kurallarý þunlardýr:
1. "MADDE 13.- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüðünün, millî egemenliðin, Cumhuriyetin, millî güvenliðin, kamu düzeninin, genel asayiþin kamu yararýnýn, genel ahlâkýn ve genel saðlýðýn korunmasý amacý ile ayrýca Anayasanýn ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanýn sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sýnýrlanabilir.Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sýnýrlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykýrý olamaz ve öngörüldükleri amaç dýþýnda kullanýlamaz.
Bu maddede yer alan genel sýnýrlama se
bepleri temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerlidir."2.
"MADDE 35.- Herkes, mülkiyet ve miras haklarýna sahiptir.Bu haklar, ancak kamu yararý amacýyla, kanunla sýnýrlanabilir.
Mülkiyet hakkýnýn kullanýlmasý toplum yararýna aykýrý olamaz."
3. "MADDE 46.
- Devlet ve kamu tüzelkiþileri; kamu yararýnýn gerektirdiði hallerde, karþýlýklarýný peþin ödemek þartýyla, özel mülkiyette bulunan taþýnmaz mallarýn tamamýný veya bir kýsmýný, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaþtýrmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.Kamulaþtýrma bedelinin hesaplanma tarz ve usulleri kanunla belirlenir. Kanun kamulaþtýrma bedelinin tespitinde vergi beyanýný, kamulaþtýrma tarihindeki resmî makamlarca yapýlmýþ kýymet takdirlerini, taþýnmaz mallarýn birim fiyatlarýný ve yapý maliyet hesaplarýný ve diðer objektif ölçüleri dikkate alýr. Bu bedel ile vergi beyanýndaki kýymet arasýndaki farkýn nasýl vergilendirileceði kanunla gösterilir.
Kamulaþtýrma bedeli, nakden ve peþin olarak ödenir. Ancak tarým reformunun uygulanmasý, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleþtirilmesi, yeni ormanlarýn yetiþtirilmesi, kýyýlarýn korunmasý ve turizm amacýyla kamulaþtýrýlan topraklarýn bedellerinin ödenme þekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle öde
meyi öngörebileceði bu hallerde, taksitlendirme süresi beþ yýlý aþamaz; bu takdirde taksitler eþit olarak ödenir ve peþin ödenmeyen kýsým Devlet borçlarý için öngörülen en yüksek faiz haddine baðlanýr.Kamulaþtýrýlan topraktan, o topraðý doðrudan doðruya iþleten küçük çiftçiye ait olanlarýnýn bedeli, her halde peþin ödenir."
4. "MADDE 168.- Tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altýndadýr. Bunlarýn aranmasý ve iþletilmesi hakký Devlete aittir. Devlet bu hakkýný belli bir süre için, gerçek ve tüzelkiþilere devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynaðýn arama ve iþletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkiþilerle ortak olarak veya doðrudan gerçek ve tüzelkiþiler eliyle yapýlmasý, kanunun açýk iznine baðlýdýr. Bu durumda gerçek ve tüzelkiþilerin uy
masý gereken þartlar ve Devletçe yapýlacak gözetim, denetim usul ve esaslarý ve müeyyideler kanunda gösterilir."IV- ÝLK ÝNCELEME :
Anayasa Mahkemesi Ýçtüzüðü'nün 8. maddesi gereðince Yekta Güngör ÖZDEN, Yýlmaz ALÝEFENDÝOÐLU, Servet TÜZÜN, Mustafa GÖNÜL, Mustafa ÞAHÝN, Ýhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haþim KILIÇ, Yalçýn ACARGÜN ve Mustafa BUMÝN'in katýlmalarýyla 4.3.1993 günü yapýlan ilk inceleme toplantýsýnda, "Dosyadaki eksiklik giderildiðinden iþin esasýnýn incelenmesine" OYBÝRLÝÐÝYLE karar ve
rilmiþtir.V- ESASIN ÝNCELENMESÝ :
Ýþin esasýna iliþkin rapor, baþvuru kararý ve ekleri, Anayasa'ya aykýrý olduðu ileri sürülen yasa kuralý ile dayanýlan Anayasa kurallarý, bunlarýn gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereði görüþülüp düþünüldü:
A.
Ýtiraz Konusu Kuralýn Anlam ve KapsamýAnayasa'nýn 168. maddesine göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altýnda bulunan doðal servetlerin ve kaynaklarýn aranmasý ve iþletilmesi hakký da Devletindir. Devlet bu hakkýný bizzat kullanabileceði gibi, belli bir süre için gerçek ya da tüzelkiþilere de devredebilir. Ayný kural uyarýnca, hangi doðal servet ve kaynaðýn arama ve iþletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkiþilerle ortak olarak ya da doðrudan gerçek ve tüzelkiþiler eliyle yapýlabileceði, yasa
nýn açýk iznine baðlý tutulmuþtur. Bu durumda gerçek ve tüzelkiþilerin uyacaklarý koþullarýn, Devletçe yapýlacak gözetim ve denetimin yöntem ve esaslarý ile yaptýrýmlarýnýn yasada yer almasý zorunlu görülmüþtür.Anayasa'nýn 168. maddesinde öngörülen düzenlemelerden birisi de 3213 sayýlý Maden Yasasý'dýr.
Devletin, kendi hüküm ve tasarrufu altýndaki doðal servetlerin ve kaynaklarýn aranmasý ve iþletilmesine iliþkin öncelikli hakkýnýn, belli süre ve koþullarla da olsa, gerçek kiþilere ya da tüzelkiþilere devredilebilmesine olanak saðlayan böylesine aðýrlýklý önem ve kapsamdaki bir anayasal kural, özünde hukuksal irdeleme gereksinimini de taþýmaktadýr.
Devlete ait, "ilke-anakural" olan arama ve iþletme hakkýnýn gerçek ve tüzel kiþilere devredilmesine olanak veren Anayasa'nýn 168. maddesinin gerekçesinde þöyle denilmektedir: "...Devletin arama ve iþletmeyi süresinde gerçekleþtirememesi sonucu özel teþebbüs de devreye girmektedir. Amaç, millî servetin iþletilmesini ve millî gelirin artýrýlmasýný bir an önce saðlam
aktadýr."6309 sayýlý Maden Yasasý'ný yürürlükten kaldýran 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan genel gerekçe bölümünde de, Anayasa'nýn 168. maddesinin gerekçesine koþut olarak daha somut biçimdeki þu açýklamalara yer verilmiþtir: "Madencilik, sürat ve ileri teknoloji isteyen, dýþ rekabet sistemine baðlý olarak çalýþmasý gereken, yüksek sermaye ve kredi ihtiyacý ile geniþ çevresi olan bir sektördür. Mevcut Kanunla Türkiye'nin maden potansiyeli atýl kalma durumuna kadar geril
emiþtir. Arama ve iþletme safhasýnda potansiyeli bilinen 40-50 bin maden sahasýndan bu gün için yaklaþýk 5000 adedi faal durumdadýr. Bu sebeplerle Kanunun uygulanmasýnda karþýlaþýlan güçlükler de dikkate alýnarak, madencilik faaliyetlerine hýz, yön ve verimlilik getirmek amaçlanmýþtýr."Ýki gerekçede de belirginleþen temel amaç, kamusal ya da özel giriþim ayýrýmý yapmaksýzýn, doðal servetlerin ve kaynaklarýn, bu arada madenlerin, ekonomik kurallara dayalý "hýz", "yön" ve "verimlilik" koþullarýyla, yararlanýlabilir deðerlere dönüþtürülmesi ve ulusal gelire yeterince katkýlarýnýn saðlanmasýdýr. Hiç kuþkusuz, bu tür bir hukuksal rejimin özünde, ulusal ekonomiyi güçlendirip kamusal hizmetlere akacak kaynaklarý zenginleþtirme beklentisi aðýrlýk kazanacaðýndan, ka
mu yararý vardýr. Bu alandaki kamu yararý, bir yandan ekonomik geliþme ve büyümenin yasal dinamiðini, öte yandan hukuksallýðýn vazgeçilmez ölçü-normunu oluþturmaktadýr. Bir baþka anlatýmla, devlete ait bulunan doðal servetlerin aranmasý ve iþletilmesi hakkýnýn kamudan özel sektöre devredilebilmesinin yasallýðý, kamu yararýnýn varlýðýyla sýnýrlý ve geçerlidir. Bu nedenle, 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin iptali istenen son fýkrasýnda, özel mülkiyet konusu taþýnmazýn satýþý hakkýnda anlaþma saðlanamamasý durumunda, iþletme ruhsatý sahibi özel giriþimci lehine ilgili Bakanlýðýn 2942 sayýlý Kamulaþtýrma Yasasý'ný uygulayabilme olanaðýnýn bulunmasý, kamu yararý dýþýnda kabul edilebilir hiçbir nedene dayandýrýlamaz. Kamu yararýnýn varlýðý, kamulaþtýrma konusunun da belirleyicisidir. Nitekim, itiraz konusu kuralýn, kamulaþtýrmayý gerçekleþtirebilmek için göndermede bulunduðu Kamulaþtýrma Yasasý'nýn "Kamu yararý kararý verecek merciler" baþlýðý altýndaki 5. maddesinin (c) fýkrasý ile "Onay mercii" baþlýðýný taþýyan 6. maddesinin (h) fýkrasýnýn üçüncü bendindeki düzenleyici saptamalar, kamu yararý öðesinin vazgeçilmezliðini ve iþlevsel önemini kanýtlamaktadýr.Ýþletme ruhsatý konusu madenin tükenmesinin, ruhsat süresinin sona ermesinin ya da herhangi bir evrede maden alanýnýn maden çýkarma amacý dýþýnda kullanýlmasýnýn, dayanýlan kamu yararý etkeninin haklýlýðýný ve kabul edilebilirliðini de sona erdirmesi gerekir. Böyle bir durumun ortaya çýkmasýyla, taþýnmazý gerçek kiþiler ya da özel hukuk tüzelkiþileri ya
rarýna kamulaþtýrýlmýþ olan malikin, taþýnmazýný geri isteme hakký doðmalýdýr.Gerçi, 2942 sayýlý Kamulaþtýrma Yasasý'nýn 23. maddesinde genel nitelikli ve yalnýz kamu yönetimlerinin yürütmekle yükümlü olduklarý kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için yapýlan kamulaþtýrmalara yönelik bir güvence vardýr. Bu kurala göre, kamulaþtýrmayý yapan yönetimce, kamulaþtýrma ve ayný Yasa'nýn 22. maddesinde sözü edilen "devir" amacýna uygun bir iþlem ya da tesisat yapýlmamasý ya da kamu yararlý bir gereksinime "tahsi
s" edilmemesi durumunda, mal sahibi ya da mirasçýlarýnýn "geri alma hakký" doðmaktadýr. Bu hak, doðmasýndan baþlayarak bir yýl içinde kullanýlmazsa düþmektedir.Ne var ki, bu güvence kuralýnýn özel kiþiler adýný yapýlan kamulaþtýrmalarda da uygulanabilmesi için, daha önce de Anayasa Mahkemesi'nin kararýna dayanýlarak vurgulandýðý üzere, itiraz konusu kuralý içeren Yasa'nýn, Kamulaþtýrma Yasasý'na açýkça göndermede bulunmasý zorunludur. Oysa, 3213 sayýlý Maden Yasasý'nda bu anlamda bir kural öngörülmemiþtir.
Buna karþýn, yürürlükten kaldýrýlmýþ bulunan 6309 sayýlý Maden Yasasý'nýn 125. maddesinde, geri isteme hakkýna iliþkin yasal güvence açýkça ve ayrýntýlý olarak þu biçimde belirtilmiþti: "Ýstimlâk edilen gayrimenkul üzerinde maden iþletme hakký sahibinin maden iþletmesiyle alâkalý olmayan tasarruflarda bulunmasýna mani olmak üzere gayrimenkulün kaydýna þerh verilmesi Ekonomi ve Ticaret Vekâleti tarafýndan tapu sicil muhafýzlýðýna bildirilir.Bir madenin iþletilmesi için istimlâk edilen yere lüzum kalmadýðý takdirde, iþletme hakký sahibi istimlâk edilmiþ olan o yeri eski sahibine iade edeceðini teblið etmeye mecburdur. Mezkûr yerin eski sahibi de, madenin iþletilmesi için lüzum kalmadýðý Vekâletçe kabul edilen yerin kendisine iadesini isteyebilir.
... gerek i
þletme hakký sahibinin yerin eski sahibine yapacaðý teblið ve gerek yerin eski sahibinin iþletme hakký sahibine bu husustaki muvafakatýný bildiren cevabý, noter marifetiyle teblið edilir..."Sözü edilen geri alma istemine iliþkin eksikliði giderici bir düzenlemenin, kamulaþtýrmaya göndermede bulunan 3213 sayýlý Yasa'nýn 46. maddesinin ilgili kuralýnda yer almasýnýn hukuksal zorunluluðu þu noktada ortaya çýkmaktadýr: Mülkiyeti Devlete ait araziler üzerinde de gerçek kiþiler ya da özel hukuk tüzelkiþileri le
hine iþletme ruhsatý verilebilir. Ancak, taþýnmazýn mülkiyeti yine Devlette kalýr. Oysa, itiraz konusu kural uyarýnca özel mülkiyetteki taþýnmazlarýn ayný amaçla kamulaþtýrýlmasý sonunda mülkiyet hakký, yararýna kamulaþtýrma yapýlan iþletme ruhsatý sahibi gerçek kiþi ya da özel hukuk tüzelkiþisi adýna tescil edilir. Bu durum ise, kamulaþtýrma amacýndan sapmalara, dolayýsýyla mülkiyet hakkýnýn özüne dokunan sýnýrlamalara yol açar.Ýtiraz yoluna baþvuran Mahkemenin, 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin son fýkrasýna yönelik Anayasa'ya aykýrýlýk savý da bu noktada odaklaþmaktadýr.
B.
Anayasa'ya Aykýrýlýk Sorunu1-
Anayasa'nýn 46. maddesi yönünden incelemeMahkeme'nin gerekçeli kararýnda, özel mülkiyet konusu taþýnmaz malikiyle iþletme ruhsatý sahibinin satýþta anlaþamamalarý durumunda kamulaþtýrýlabilmesine olanak saðlayan 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin son fýkrasýnýn, Anayasa'nýn kamulaþtýrmayý düzenleyen 46. maddesine aykýrý olduðu ileri sürülmüþtür.
Temel öðesinin "kamu yararý" olduðu öðretide de sýkça vurgulanan kamulaþtýrma, bir taþýnmaz üzerindeki mülkiyet hakkýnýn, kamu yararý için ve karþýlýðý ödenmek koþuluyla yönetimce kaldýrýlmasýdýr, biçiminde tanýmlanmaktadýr. Kamulaþtýrmanýn bir baþka tanýmlamasý ise kamu yararý adýna, bir taþýnmazýn t
akdir edilen bedeli peþin verilmek üzere malikinin rýzasýna bakýlmaksýzýn elinden alýnmasý olarak belirtilmektedir. Diðer benzer bir anlatýmla kamulaþtýrma, kamu yararlarýnýn korunmasý ve kamu hizmetlerinin görülmesi için devlete tanýnmýþ yetkilerden ve taþýnmaz üzerinde özel mülkiyet hakkýný ortadan kaldýran ya da bu hak üzerine konulmuþ bir sýnýrlamadýr. Ancak, bu yetki genelde yasalarda belirlenen kamu kurum ve kuruluþlarý yararýna ayrýk olarak bazý özel giriþimler yararýna, kuþkusuz yine yasalarla belirlenen koþullar ve yöntemler çerçevesinde devletçe kullanýlabilir.Kamulaþtýrma, öz yönünden devlet ve kamu tüzelkiþileri yararýna tanýnmýþ bir yetkidir. Ancak, genel yararýn gerektirdiði durumlarda gerçek kiþilerle özel hukuk tüzel kiþileri yararýna da kamulaþtýrma yapýlabilir. Bunun için de hangi tür çalýþmalarda bulunan özel kiþiler yararýna da kamulaþtýrma yapýlabileceðini özel bir yasanýn belirleyip açýklamasý gerekir. Yasada açýklýk olmadýkça yönetimin özel bir kiþi yararýna kamulaþtýrma yapma yetkisi
yoktur. Yasada yararýna kamulaþtýrma yetkisi tanýnan özel kiþinin baþvurusu üzerine, çalýþmalarýný denetleyecek kamu yönetimince kamulaþtýrma yapýlabilir. Ayrýk olarak Devletçe gerçek kiþilerle özel hukuk tüzel kiþileri yararýna kamulaþtýrýlan taþýnmazlar, genel kamulaþtýrmaya göre özel bir durum oluþturmaktadýr.Anayasa'nýn "Kamulaþtýrma"yý düzenleyen 46. maddesinin birinci fýkrasýna göre, "Devlet ve kamu tüzelkiþileri; kamu yararýnýn gerektirdiði hallerde, karþýlýklarýný peþin ödemek þartýyla, özel mülkiyette bulunan taþýnmaz mallarýn tamamýný veya bir kýsmýný, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaþtýrmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir."
Maddenin öteki fýkralarýnda da gerçek kiþiler ya da özel hukuk tüzelkiþileri yararýna kamulaþtýrmadan sözedilmemektedir. Ne var ki, Anayasakoyucu tarafýndan bu konuda engelleyici ya da yasaklayýcý bir kural da konulmamýþtýr. Sadece, Devlet ve kamu tüzelkiþilerinin yasayla gösterilen esas ve yöntemlere göre kamulaþtýrmaya yetkili olduklarýnýn belirtilmesiyle yetinilmiþ, gerekli öteki düzenlemeler yasaya býrakýlmýþtýr. Bu nedenle, Anayasa'nýn 46. maddesinin birinci fýkrasýnda öngörülen esas ve yöntemler, 2942 sayýlý Kamulaþtýrma Yasasý'nda ayrýntýlý biçimde yeralmýþtýr.
Kamu yararý ekseninde hukuksal güç ve geçerlilik kazanan gerçek kiþi ya da özel hukuk tüzelkiþileri yararýna kamulaþtýrma yapabilme olanaðý da Kamulaþtýrma Yasasý'nýn 1. maddesinin ikinci fýkrasýndan kaynaklanmaktadýr. Bu fýkraya göre, "Özel kanunlarýna dayanýlarak gerçek ve
özel hukuk tüzelkiþileri adýna yapýlacak kamulaþtýrmalarda da bu Kanun hükümleri uygulanýr."Ýtiraz yoluna baþvuran Mahkeme'nin Anayasa'ya aykýrýlýðý kanýsýnda bulunduðu 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin son fýkrasý, ruhsat sahibi özel giriþimciler adýna kamulaþtýrma yapýlabilmesi için göndermede bulunduðu Kamulaþtýrma Yasasý'nýn önkoþul olarak aradýðý "Özel yasa" dayanaðýný oluþturmaktadýr. Bu yapýsýyla ve içeriðiyle anýlan fýkranýn, "Ýtiraz Konusu Kuralýn Anlamý ve Kapsamý" bölümünde açýklandýðý
üzere, ulusal ekonomiye saðlayacaðý olumlu katkýlar bakýmýndan, kamulaþtýrmanýn vazgeçilmez öðesi olan kamu yararýný da öngördüðü kuþku götürmez. Bu yönden Anayasa'nýn 46. maddesine aykýrýlýðý sözkonusu deðildir.Güven DÝNÇER, Yýlmaz ALÝEFENDÝOÐLU ile Sacit ADALI bu görüþe katýlmamýþlardýr.
2.
Anayasa'nýn 35. maddesi yönünden incelemeMahkeme, itiraz baþvurusunda madenlerin arama ve iþletme hakkýnýn Devlete ait olduðunu, bu hakkýn madenciye belli bir süre için devredildiðini, iþletme hakkýnýn ise arzýn mülkiyetinin devrini gerektirmediðini, madencinin bu iþten kazanç saðladýðýný, bu nedenle mülkiyet devrinin baþka bir kiþi yararýna sonuç doðurduðunu, maden faaliyeti bittikten sonra ya da kamulaþtýrma amacý dýþýnda kullanýlmasý durumunda taþýnmaz mülkiyetinin e
ski sahibine devredilmemesinin mülkiyet güvencesi kuralýný ihlal ettiðini, dolayýsýyle itiraz konusu kuralýn Anayasa'nýn 35. maddesine aykýrý olduðunu ileri sürmüþtür.Anayasa'nýn "KÝÞÝNÝN HAKLARI VE ÖDEVLERÝ"ni içeren ÝKÝNCÝ BÖLÜM'ünde yer alan "Mülkiyet hakký" 35. maddede þöyle düzenlenmiþtir:
"Herkes, mülkiyet ve miras haklarýna sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararý amacýyla, kanunla sýnýrlanabilir.
Mülkiyet hakkýnýn kullanýlmasý toplum yararýna aykýrý olamaz."
Anayasa Mahkemesi'nin yerleþik kararlarýnda vurgulandýðý üzere, mülkiyet hakký genel olarak, "bir kimsenin, baþkasýnýn hakkýna zarar vermemek ve yasalarýn koyduðu sýnýrlamalara da uymak koþuluyla bir þey üzerinde dilediði biçimde kullanma, ürünlerinden yararlanma, tasarruf etme (baþkasýna devretm
e, biçimini deðiþtirme, harcama ve tüketme hattâ yok etme) yetkilerini anlatýr."Anayasa'nýn 35. maddesinin ikinci fýkrasý ile 13. maddesinin birinci fýkrasý birlikte okunduðunda, mülkiyet hakkýnýn kamu yararý amacýyla, Anayasa'nýn sözüne ve ruhuna uygun olarak yasayla sýnýrlanabileceðine kuþku yoktur. Bu durumda, yasa koyucunun mülkiyet hakkýný sýnýrlayan düzenlemelerinin, Anayasa'nýn 46. ve 13. maddelerine iliþkin irdelemelerde de açýklanan nedenlerle, herþeyden önce kamu yararýna dayanmasý zorunludur. Ký
sacasý, kamu yararý amacýyla mülkiyet hakkýna getirilecek sýnýrlamalarýn Anayasa'ya uygunluðu, bunlarýn hem demokratik toplum düzeninin gereklerine aykýrý olmamalarý, hem de öngörüldükleri amaç dýþýnda kullanýlmamalarý koþuluna baðlýdýr.Daha önce de belirt
ildiði üzere, Anayasa Mahkemesi'nin yerleþik kararlarýna göre, taþýnmaz malikinin kamulaþtýrma yolu ile deðiþtirilmesinin nedeni, kamu yararýnýn karþýlanmasý zorunluluðunun, özel mülkiyet hakkýnýn korunmasýndan daha üstün tutulmasýdýr. Buna göre kamulaþtýrma yapýldýktan ve iþin niteliði bakýmýndan belli süre içinde taþýnmaz malýn kamu yararýnýn gerektirdiði yönde kullanýlmaya baþlanýlmamýþ olmasý durumunda kamu yararýnýn zorunlu kýldýðý gereksinimin kalmamýþ ya da gerçekleþmemiþ olmasý sonucu doðmakta ve dolayýsýyla kamulaþtýrmayý haklý gösteren neden ortadan kalkmýþ bulunmaktadýr. Bu durumda özel mülkiyet hakkýnýn korunmasýný engelleyen neden ortadan kalkýnca taþýnmazýn önceki malike geri verilerek mülkiyet güvencesi kuralýna uyulmasý zorunluðu belirmektedir.Kamulaþtýrmada, bir yanda kamunun yararý, diðer yanda kamulaþtýrýlan taþýnmaz malikinin haklarý vardýr. Bundan dolayý mülkiyet hakkýnýn anayasal güvenceye baðlandýðý bir hukuk düzeninde kamulaþtýrma yetkisi kullanýlýrken, karþýlýklý hak ve yararlarýn baðdaþtýrýlmasý gerektiðine kuþku yoktur. Çok ayrýk bir yöntem olarak uygulanan gerçek kiþi ya da özel hukuk tüzelkiþisi yararýna kamulaþtýrmada, özel mülkiyet konusu bir taþýnmazýn kamu gücü kullanýlarak özel kiþiler arasýnda el deðiþtirilmesinin nedeni, iþletme ruhsatý sahibi özel giriþimcilerin yararlarýnýn, taþýnmaz maliklerinin kiþisel yararlarýndan üstün tutulmasý biçiminde algýlanamaz. Burada ancak, iþletme ruhsatý sahibi kiþiler eliyle yürütülen belli süreli maden iþletme çalýþmalarý konusunda gerçek
leþtirilecek kamu yararýnýn karþýlanmasý gereksiniminin, eski malikin yararýndan üstün tutulmasý sözkonusudur. Bu yöntemle kamulaþtýrýlan özel mülkiyete konu taþýnmaz, baþka bir kamu hizmetine de özgülenemeyeceðinden, iþletme ruhsatý sahibinin mülkiyetine geçecektir. Bu durumda, taþýnmazýn iþletme ruhsatý sahibi adýna kamulaþtýrýlmasý yapýldýktan sonra, kamulaþtýrma amacýnýn sona ermesiyle ya da daha kârlý görülen amaç dýþý bir kullanýma açýlmasýyla, kamu yararý koþulu da hukuksal varlýðýný yitirmiþ olacaktýr.Kamulaþtýrma Yasasý'nýn 23. maddesinde öngörülen kimi koþullarýn gerçekleþmesi durumunda önceki malike tanýnan taþýnmazý geri alma hakký, Maden Yasasý'nýn 46. maddesi gereðince üçüncü kiþiler yararýna yapýlan kamulaþtýrmalarda da bu tür kamulaþtýrmanýn niteliðine uygun biçimde öncelikle düzenlenmelidir.
Ýtiraz konusu kuralda, maden iþletme ruhsatý sahibi gerçek kiþiler ya da özel hukuk tüzelkiþileri yararýna yapýlan kamulaþtýrma sonunda, taþýnmaz özel hukuk kiþilerinin adýna tescil edilmektedir. Onlarýn mülkü olmaktadýr. Bu sonuç, taþýnmazýn kamu yararý kalmamýþ olsa da kamulaþtýrma amacýnýn dýþýnda kullanýlmasýný olanaklý kýlmakta, önceki malîkin ve kamu yönetimleri adýna yapýlan kamulaþtýrmalarda geçerli olan ölçüde, koþullarý yasayla belirlenmesi gere
ken taþýnmazýný geri alma hakkýnýn bulunmamasý nedeniyle mülkiyet hakký güvencesinin ihlâline yol açmaktadýr.Açýklanan nedenlerle 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin son fýkrasý, Anayasa'nýn 35. maddesine aykýrý görüldüðünden iptali gerekmektedir.
Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT ve Haþim KILIÇ; itiraz konusu kuralýn bu evrede uygulanmayacaðý gerekçesiyle bu görüþe katýlmamýþlardýr.
3.
Anayasa'nýn 13. maddesi yönünden incelemeMahkeme, yürürlükten kaldýrýlmýþ bulunan 6309 sayýlý Maden Yasasý'nýn 125. maddesinde yer alan ve herhangi bir madenin iþletilmesi için kamulaþtýrýlan yere daha sonra gerek kalmamasý ya
da amaç dýþýnda kullanýlmasý durumunda, eski sahibinin taþýnmazýn kendisine geri verilmesini isteyebilme hakkýnýn 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn konuyla ilgili 46. maddesinde öngörülmemiþ olmasýný, Anayasa'nýn 13. maddesine aykýrýlýk oluþturduðunu ileri sürmüþtür.Anayasa'nýn 13. maddesinin birinci fýkrasýnda açýklandýðý üzere, temel hak ve özgürlükler, sayýlý ve belli temel nedenlere dayalý olduðu kadar, kamu yararýnýn korunmasý amacýyla da, Anayasa'nýn sözüne ve ruhuna uygun olarak yasayla sýnýrlanabilir.
Ancak, Anayasakoyucu bu sýnýrlamayý belli ve sayýlý nedenlere ve yasayla yapýlabilmesi koþuluna baðlamakla yetinmemiþ, maddenin ikinci fýkrasýnda sýnýrlamanýn da sýnýrlarýný çizmeyi zorunlu görmüþtür. Bu fýkraya göre, "Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sýnýrlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykýrý olamaz ve öngörüldükleri amaç dýþýnda kullanýlamaz."
3213 sayýlý Yasa'nýn 46. maddesinin son fýkrasýndaki itiraz konusu kurala iliþkin ve ilgili bölümlerde irdelemesi yapýlan kamu yararý, Anayasa'nýn 13. maddesinin "genel ve özel sýnýrlamalar"dan
sözeden ikinci fýkrasýnýn da çekim alanýndadýr. Baþka bir anlatýmla, dâvalý kuralýn, maden iþletmesi ruhsat sahibi özel giriþimciler lehine Kamulaþtýrma Yasasý'na göndermede bulunarak Anayasa'nýn 35. maddesinde güvence altýna alýnmýþ "Mülkiyet hakký"ný, kamu yararý gerekçesiyle sýnýrlamasý olanaklýdýr. Özel mülkiyete yönelik kamu yararý gereksinimi varoldukça, kamulaþtýrmayla gerçekleþen sýnýrlamalar da anayasal geçerliliklerini sürdüreceklerdir. Bunun için de kamulaþtýrma gereksiniminin özünü oluþturan kamu yararý, kaynaklandýðý yasa kuralýnda hukuksallýðý kuþku ve kaygýlara açýk olumsuz öðelerden arýndýrýlmalýdýr. Anayasa Mahkemesi kararlarýnda vurgulandýðý üzere, hukuk devletinin vazgeçilmez öðeleri içinde yer alan yasalarýn kamu yararýna dayanmasý ilkesiyle bütün kamusal giriþimlerin temelinde bulunmasý doðal olan kamu yararý düþüncesinin yasalara egemen olmasý, yasakoyucunun bu esasý gözardý etmemesi zorunludur.Yapýlan bu özet açýklamalara karþýn, itirazlý Yasa kuralý, yine önceki bölümlerde üzerinde durulan nedenlerle, kamu gücü kullanýlarak ve kamu yararý gerekçesiyle, özel hukuk alanýndaki bireyler ya da kuruluþlar arasýnda taþýnmaz mülkiyetinin el deðiþtirmesine kadar varabilecek bir yolu açýk tutmaktadýr. Çünkü, kamulaþtýrma amacýnýn herhangi bir evrede sona ermesi ya da maden iþletme ruhsatý kapsam ve konusu dýþýnda daha kârlý projel
ere dönüþtürülmesi durumunda, önceki malikin taþýnmazýný geri alma hakkýnýn, Kamulaþtýrma Yasasý'nýn 23. maddesi kapsamýnda, gerçek kiþiler ya da özel hukuk tüzelkiþileri adýna yapýlan kamulaþtýrmalarda da geçerli olabileceði itirazlý kuralda öngörülmemiþtir. Oysa, Anayasa'nýn 13. maddesinin ikinci fýkrasýna göre, temel hak ve özgürlüklerle ilgili genel ve özel sýnýrlamalar "öngörüldükleri amaç dýþýnda kullanýlamaz." Aksine bir durumda, Anayasa'nýn sözüne ve ruhuna uygun düþmeyen bir sýnýrlamayla, anayasal güvence altýndaki mülkiyet hakkýnýn özüne dokunulmuþ olur. Ýtirazlý kural bu sakýncalara açýktýr.Belirtilen nedenlerle 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin son fýkrasý, Anayasa'nýn 13. maddesinin ikinci fýkrasýna aykýrý görüldüðünden iptali gerekmek
tedir.Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT ve Haþim KILIÇ bu görüþe katýlmamýþlardýr.
4.
Anayasa'nýn 168. maddesi yönünden incelemeMahkeme'nin baþvuru kararýnda itiraz konusu kuralýn, Anayasa'nýn 168. maddesine de aykýrý olduðu þu gerekçelere dayandýrýlmaktadýr:
A
nayasa'nýn 168. maddesine göre, madenler devletin hüküm ve tasarrufu altýndadýr. Madeni iþletme hakký belli bir süreyle özel kiþilere de devredilebilir. 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 4. maddesinde vurgulandýðý üzere, "Madenler... içinde bulunduklarý arzýn mülkiyetine tâbi deðildir." Baþka bir anlatýmla iþletme hakký, arzýn mülkiyetini gerektirmez. Bu hak, madenin bulunduðu arz üzerinde iþletme hakký sahibi lehine, gerekli tesisleri kurmak ve maden çýkarmak için "yararlanma (intifa) hakký"ndan ibarettir. Devlete ait topraklar üzerinde maden iþletme hakký verildiðinde, bu yerlerin mülkiyeti yine devlette kalmaktadýr. Buna karþýn özel mülkiyetteki bir taþýnmaz, itiraz konusu kural uyarýnca kamulaþtýrýldýðýnda mülkiyet, madeni iþletme hakkýný elinde bulundurana geçmektedir. Bu durum, Anayasa'nýn 168. maddesine aykýrýdýr.Anayasa'nýn 168. maddesi yönünden irdelenebilecek bir öðe de, Devlete ait bulunan doðal servetler kapsamýndaki madenlerin aranmasý ve iþletilmesi hakkýnýn "belli bir süre için", gerçek kiþilere ya da özel hukuk tüzelkiþilerine devrine olanak saðlayan kuraldýr.
Maden cevherlerinin bir gün mutlaka tükeneceðini gözönüne alan Anayasakoyucu, iþletme hakkýný da, kamu yararý yanýnda, cevherin varlýðýna ve iþletilebilme olanaðýna baðlý olarak süreyle sýnýrlama gereðini duymuþtur. Böylece, maden rezervinin tükenmesi, ekonomik olma deðerini yitirmesi ya da madenin bulunduðu taþýnmazýn maden iþletilmesi dýþýnda bir kullanýma açýlmasý durumunda, Devlete ait iþletme hakkýnýn özel giriþimcilere devrine dayanak o
lan kamu yararý ortadan kalkmýþ, "belli bir süre" sona ermiþ olacaktýr.Anayasa'nýn 168. maddesinin öngördüðü ve Devletin, kendisine ait bulunan madenleri arama ve iþletme hakkýný, kamu yararý gereksinimiyle özel hukuktaki kiþilere devrinin "belli bir süre" koþuluna baðlanmasý, dava konusu durumu etkilememektedir. Olayýn özelliði, 168. maddeyle baðlantý kurulmasýna elveriþli deðildir.
Açýklanan nedenlerle, konunun Anayasa'nýn 168. maddesiyle ilgisi görülmemiþtir.
D.
Ýptal Kuralýnýn Yürürlüðe Gireceði Gün SorunuÝtiraz konusu kuralýn iptal edilmesiyle gerçek kiþilerin ya da özel hukuk tüzelkiþilerinin sahip bulunduklarý iþletme ruhsatlarýna dayalý olarak yürüttükleri maden çalýþmalarý dolayýsýyla ortaya çýkan boþluðun doldurulabilmesi için, Anayasa'nýn 153. ve 2949 sayýlý Anayasa Mahkemesinin Kuruluþu ve Yargýlama Usulleri Hakkýnda Yasa'nýn 53. maddeleri gereðince iptal hükmünün Resmî Gazete'de yayýmlanmasýndan baþlayarak üç ay sonra yürürlüðe girmesi gerekli görülmüþtür.
Güven DÝNÇER, Yýlmaz ALÝEFENDÝOÐLU ile Sacit ADALI, "süre verilmesine yer olmadýðý" gerekçesiyle bu görüþe katýlmamýþlardýr.
VI- SONUÇ
4.6.1985
günlü, 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn;A. 46. maddesinin son fýkrasýnýn Anayasa'ya aykýrý olduðuna ve ÝPTALÝNE, Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT ile Haþim KILIÇ'ýn "Ýtiraz yoluna baþvuran Mahkemede görülmekte olan dava, kamulaþtýrma iþleminin iptaline iliþkin olup, kamulaþtýrýlan taþýnmazýn sahibine geri verilmesi hakkýndaki kuralýn bu evrede "uygulanacak kural" olmadýðý" biçimindeki karþýoylarý ve OYÇOKLUÐUYLA,
B. Yasa kura
lýnýn iptali nedeniyle oluþacak hukuki boþluðun doldurulmasý için Anayasa'nýn 153. ve 2949 sayýlý Yasa'nýn 53. maddeleri gereðince iptal hükmünün kararýn Resmî Gazete'de yayýmlanmasýndan baþlayarak üç ay sonra yürürlüðe girmesine Güven DÝNÇER, Yýlmaz ALÝEFENDÝOÐLU ile Sacit ADALI'nýn "Süre verilmesine yer olmadýðý", biçimindeki karþýoylarý ve OYÇOKLUÐUYLA,22.9.1993 gününde karar verildi.
|
Baþkanvekili Güven DÝNÇER |
Üye Yýlmaz ALÝEFENDÝOÐLU |
Üye Mustafa GÖNÜL |
||
|
Üye Oðuz AKDOÐANLI |
Üye Ýhsan PEKEL |
Üye Selçuk TÜZÜN |
||
|
Üye Ahmet N. SEZER |
Üye Samia AKBULUT |
Üye Haþim KILIÇ |
||
|
Üye Mustafa BUMÝN |
Üye Sacit ADALI |
|||
GEREKÇEDE AYRIÞIK OY
Esas Sayýsý: 1993/8
Karar Sayýsý : 1993/31
Ýptal edilen yasa kuralý Anayasa'nýn 46. maddesine aykýrýdýr.
Anayasa'nýn mülkiyet hakkýný düzenleyen ve güvence altýna alan 35. maddesinde;
-Herkesin mülkiyet ve miras hakkýna sahip olduðu,
-Mülkiyet hakkýnýn, ancak kamu yararý amacýyla, kanunla sýnýrlanabileceði,
-Mülkiyet hakkýnýn kullanýlmasýný toplum yararýna aykýrý olamýyacaðý,
öngörülm
üþtür.Anayasa'nýn "Kamulaþtýrmayý" düzenleyen 46. ve "Devletleþtirmeyi" düzenleyen 47. maddesinde ise taþýnmazlarýn ve iþletmelerin mülkiyet hakkýnýn sahiplerinin iradelerine býrakmaksýzýn kamunun tek taraflý iradesi ile kamuya geçmeleri düzenlenmiþtir.
Ö
zel mülkiyeti, sahibinin rýzasý dýþýnda sona erdiren ve bu konuda kamuyu yetkili kýlan kurallar Anayasa'ya istisnaî olarak konulmuþ hükümlerdir. Bu istisnaî yetkinin, yasalarla ancak Anayasa'nýn öngördüðü yönde ve çerçevede kalýnarak düzenlenmesi gerekir. Mülkiyet hakkýnýn kiþi iradesine bakýlmaksýzýn sona ermesi Anayasamýzda yalnýz kamu lehine tanýnmýþ sýnýrlý bir yetkidir. Bu yetkinin yasa ile kiþi lehine geniþletilmesi Anayasa'nýn 46. maddesindeki sýnýrlý yetkinin aþýlmasý anlamýndadýr.Açýklanan nedenlerle dava konusu madde Anayasa'nýn 46. maddesine aykýrýdýr.
|
Baþkanvekili Güven DÝNÇER |
Üye Sacit ADALI |
KARÞIOY YAZISI
Esas Sayýsý : 1993/8
Karar Sayýsý : 1993/31
Anayasanýn 6. maddesine göre "Hiçbir kimse veya organ kaynaðýný Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz". Anayasanýn 46. maddesinde "Devlet ve kamu tüzelkiþileri; kamu yararýnýn gerektirdiði hallerde, karþýlýklarýný peþin ödemek þartýyla, özel mülkiyette bulunan taþýnmaz mallarýn tamamýný veya bir kýsmýný, kanunda gösterilen esas ve u
sullere göre, kamulaþtýrmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." denilmektedir.Anayasa, Devletin sahip olduðu kamulaþtýrma yetkisini ve temel ilkeleri belirledikten sonra, kamulaþtýrmanýn yapýlabilmesi için gereken esas ve usulleri yasaya býrakmýþtýr. Anayasaya göre, devlete ait kamulaþtýrma yetkisi, kamu yararýnýn gerektirdiði durumlarda, ancak, devlet, baþka bir deyiþle kamu kurum ve kuruluþlarý için kullanýlabilir. Gerçek veya özel tüzel kiþiler yararýna kamulaþtýrma yapýlmasý, Anay
asanýn, yetkinin sýnýrlarýný, belirleyen ve kamulaþtýrmayý kamu yararýna özgüleyen kuralýyla baðdaþmaz. Anayasada özel kiþiler yararýna kamulaþtýrma yapýlabileceðine iliþkin bir kural bulunmamaktadýr. Kaldýki, kamulaþtýrma, belirli bir hizmeti belirliyen bir süreç olmayýp, sadece, kamu gücünün devlet eliyle kullanýlmasý yoluyla mülkiyetin el deðiþtirmesini saðlayan bir iþlemdir. Özel kiþi yararýna yapýlan, kamulaþtýrmada kamu yararýnýn bulunduðu savý da gerçekle uyuþmaz. Çünkü kamulaþtýrma ile mülkiyetin deðiþmesi, yapýlan iþin denetimine ve kiþisel çýkar ve kamulaþtýrma amacý dýþýnda kullanýmlar karþýsýnda, taþýnmazýn ilk sahibine geri dönüþüne olanak vermemektedir2942 sayýlý Kamulaþtýrma Yasasýnýn birinci maddesinin son fýkrasýnda "Gerçek ve özel hukuk tüzelkiþileri adýna" yapýlacak kamulaþtýrmadan söz edilmesi durumu deðiþtirmez. Çünkü Anayasaya uygunluk denetimi yapýlýrken yasayý-yasayla karþýlaþtýrma yöntemi uygulanarak sonuca varýlamaz.
Ayrýca, bir özel kiþinin taþýnmaz malýnýn, bir devlet yetki sinin kullanýlmasýna, baþka bir deyiþle kamulaþtýrma yoluyla kendi istenci dýþýnda elinden alýnarak baþka bir özel þahsa verilmesine iliþkin itiraz konusu kural, Anayasanýn 10. maddesinin eþitlik ilkesine ve "Hiçbir kiþiye, aileye, zümreye veya sýnýfa imtiyaz ta
nýnamaz" biçimindeki hükmüne de aykýrýlýk oluþturur.Açýklanan nedenlerle itiraz konusu kuralýn, Anayasanýn 46. ve 10. maddelerine aykýrý bulunduðu;
Anayasaya aykýrý bir yetkinin kullanýlmasý için ayrýca süre verilmesine de yer olmadýðý;
Yönündeki oy ile ve
rilen kararýn bu kesimlerine karþýyým.|
Üye Yýlmaz ALÝEFENDÝOÐLU |
KARÞIOY YAZISI
Esas Sayýsý : 1993/8
Karar Sayýsý : 1993/31
1- Ýtiraz yoluna baþvuran Ýdare Mahkemesi'nin bakmakta olduðu dava, maden iþletme ruhsatý sahibi þirket yararýna, Maden Yasasý'nýn 46. maddesi son fýkrasýna göre yapýlan kamulaþtýrmada kamu yararý bulunmadýðý savýyla kamulaþtýrma iþleminin iptali davasýdýr. Mahkeme, kamulaþtýrmanýn dayanaðýný oluþturan 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. maddesi son fýkrasýnýn Anayasa'nýn 46., 168. 35
. ve 13. maddelerine aykýrýlýðýný belirterek iptal isteminde bulunmuþtur.Anayasa Mahkemesi, 3213 sayýlý Yasa'nýn 46. maddesinin itiraz konusu son fýkrasýný Anayasa'nýn 168. maddesi ile ilgili görmemiþ; "Devlet ve kamu tüzelkiþileri" dýþýnda gerçek ve özel hukuk tüzelkiþileri yararýna kamulaþtýrma yapýlabilmesini de Anayasa'nýn 46. maddesine aykýrý bulmamýþtýr. Ancak, 2942 sayýlý Kamulaþtýrma Yasasý'nýn 23. maddesinde öngörülen, kimi koþullarýn gerçekleþmesi durumunda taþýnmaz malýn sahibine tanýnan geri alma hakkýnýn itiraz konusu kuralda öngörülmemesini Anayasa'nýn 35. ve 13. maddelerine aykýrý bularak 46. maddenin son fýkrasý iptal edilmiþtir.
Oysa, kimi koþullarýn gerçekleþmesi durumunda kamulaþtýrýlan taþýnmaz malýn sahibi tarafýndan açýlabilecek taþýnmazý geri isteme davasýna bakmakla görevli yargý mercii idarî yargý olmayýp adlî yargýdýr. Böyle bir dava hakkýnýn varlýðý veya koþullarýnýn gerçekleþip gerçekleþmediði bu davaya bakmakla görevli olan adliye mahkemesinde incelenir. Bu nedenle, itiraz konusu
kuralýn, baþvuruda bulunan idare mahkemesince uygulanmasý olanaksýz kimi düzenlemeleri içermediði, baþka bir anlatýmla eksik düzenleme gerekçesiyle Anayasa'ya aykýrý görülerek iptal kararý verilmesi doðru deðildir.2- Kaldý ki, 3213 sayýlý Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin itiraz konusu son fýkrasýnda, iþletme sahasý özel mülkiyete konu taþýnmazýn 2942 sayýlý Yasa hükümlerine göre kamulaþtýrýlabileceði öngörüldüðü gibi, 2942 sayýlý Kamulaþtýrma Yasasý'nýn 1. maddesinin ikinci fýkrasýnda da "özel kanunlara da
yanýlarak gerçek ve özel hukuk tüzelkiþileri adýna yapýlacak kamulaþtýrmalarda da bu Kanun hükümleri uygulanýr." denilmektedir.Bu nedenle, Maden Yasasý'na göre yapýlan kamulaþtýrmalarda da 2942 sayýlý Kamulaþtýrma Yasasý ve bu arada mal sahibinin geri alma hakkýný düzenleyen 23. maddesinin uygulanmasý zorunludur. Bu durumda, Maden Yasasý'nýn 46. maddesi gereðince gerçek ve özel hukuk tüzelkiþileri adýna yapýlan kamulaþtýrmalarda mal sahibinin geri alma hakkýnýn düzenlenmediðine iliþkin çoðunluk görüþü doðr
u olmadýðý gibi Maden Yasasý'nýn 46. maddesinin 2942 sayýlý Yasa'nýn 23. maddesi yönünden Anayasa'ya uygunluðunun tartýþýlmasý gereken yargý merci bu kuralý uygulama durumunda olmayan idarî yargý deðil böyle bir davayý görmekle yükümlü olan Adlî yargýdýr. Bu nedenle, idare mahkemesinde uygulanmasý sözkonusu olmayacak düzenlemeler nedeniyle Anayasa'nýn 35. ve 13. maddeleri yönünden iþin esasýna girilmesi doðru deðildir.3- Diðer yönden, Anayasa Mahkemesi Ýçtüzüðü'nün 11. maddesinin ikinci fýkrasýnda "Görev ve usul konularýnda azýnlýkta kalanlar, esas hakkýndaki görüþme ve oylamaya katýlmak zorundadýr." denilmesine karþýn, Anayasa'nýn 35. ve 13. maddeleri yönünden esas hakkýnda oylamaya katýlmamýzýn engellenmesi de Ýçtüzüðe aykýrýlýk oluþturmuþtur.
|
Üye Ahmet N. SEZER |
Üye Haþim KILIÇ |